Aldatma Hikayeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aldatma Hikayeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Şubat 2014 Cuma

KOCAMI ALDATTIĞIM ERKEKLERDEN FUTBOL TAKIMI KURARDIM

merhaba size yabancı sitelerindeki konulu pornolar gibi olan yaşadığım bir konuyuantacağım,hatta oradaki  bile bu hikayemin yanında dandik kalacak.  O gece bir de kocam sevişmek istedi, ama, “Hastayım!” diyerek atlattım. Daha sonraki günlerde, ben, Selda, Cem ve Hakan oldukça sık bir araya geldik. Her fırsatta onlara gidiyordum, Hakan ve Cem’e bir güzel kendimi siktiriyor ve zevkin doruklarına çıkıyordum. Özellikle biri önümden biri arkamdan girip beni tost yaptıklarında aldığım zevki anlatamam. Seks konusunda artık neredeyse bir uzman olmuştum, Selda’dan seksin tüm inceliklerini öğrenmiştim. Kocam birşey fark etmesin diye onunla yine eskisi gibi sevişiyordum. Yani kocamın altına dümdüz yatıp, onun işini bitirmesini bekliyordum, sonrada uyuyordum. Hatta işi abartmıştım, bazı geceler kocam işini bitirip uyuyunca, acele bir sikiş için Selda’lara gider bile olmuştum. Salak kocamın doğru dürüst sikemediği amımı ve hiç ellemediği
götümü Cem yada Hakana doldurtup geliyordum ve böyle gecelerde çok daha fazla zevk alıyordum. Bu böyle bir iki ay kadar devam etti. Ama birgün Selda bana bir itirafta bulundu ve aslında işlerinin bu olduğunu söyledi.



Zengin insanlarla grup seks partileri yapıyorlarmış ve bunun karşılığında yüklü paralar alıyorlarmış. Hakan da onların iş arkadaşlarıymış, gelen isteğe göre o da katılıyormuş bu partilere. Bunu öğrenince şok oldum ve “Yani benim para vermemi mi istiyorsunuz?” dedim. Bu sorum üzerine Selda güldü, “Yok canım, seni çok sevdim, çok güzel ve seksi bir kadınsın, seninle sadece zevk için yaptım bunları ve seni seks ile tanıştırmak içindi. Hem senin parasal olarak buna gücün yetmez. Zaten yakında taşınacağız buradan, eğer istersen sen de bize katılabilirsin. Nasıl olsa sikişmeyi çok seviyorsun, hergün bıkana kadar sikişip, üstüne de yüklü paralar kazanabilirsin. Ama yok dersen, bir daha Cemi de Hakanı da göremezsin!” dedi. Ne diyeceğimi şaşırmıştım bu durumda. Daha iki üç aya önce seks hakkında hiçbir şey bilemeyen ben, bu sürede seks hastası olmuştum, ama para kazanmak için de kendimi başkalarına siktiremem diye düşünerek Selda’ya veda ettim. O da, “Eğer bir gün kararın değişirse ara!” diyerek bana telefonunu verdi ve bir hafta sonra taşındılar binadan. İki hafta sonra artık dayanamayacak derecede azmıştım, zira kocamdan bana hayır yoktu. Mahalleden kimseyle de olmazdı. Belki bir şirkette iş bulup çalışırsam, kendimi işime veririm ve sürekli seks düşünmekten vazgeçerim diye düşündüm. Yabancı dilim çok iyidir, bununla ilgili bir iş bulabilirdim.( porno hikayesi ) Kocama çalışmak istediğimi söyledim. Önceleri yok filan dedi, ama onu ikna ettim ve bir hafta sonra ithalat ihracaat yapan büyük bir şirkette tercüman olarak işe başladım. Devamlı olarak şirketin yabancı ortakları olan Amerikalı Jery bey ve Lara hanımla yazışıyor, onlara raporları gönderiyordum. Kendimi işe vermiş, seksi unutmaya çalışıyordum, ama olmuyordu, her dakika Selda’yı aramak geçiyordu içimden. Bir gün Amerikadan bir mail aldım, Jery ve Lara Türkiye’ye geleceklerini yazmışlardı. Hemen gerekli hazırlıkları yaptım ve genel müdüre haber verdim. O da bana bir telefon numarası verdi ve “Onlar özel ağırlanmak ister, bu numarayı ara ve beni söyle, şirkete davet et!” dedi… Odama geçtim, tam numarayı çevirmeye başladım, ama o anda farkettim ki bu Selda’nın numarasıydı. Şok olmuştum. Neyse aradım, Selda cevap verdi. Sesimi tanımıştı, biraz havadan sudan konuştuktan sonra durumu anlattım ve onları şirkete davet ettim. Ertesi gün Cem ile Selda geldiler. Cem genel müdür beyin yanına gitti, Selda da benim yanıma geldi. Selda bana sordu, “Nasılsın?” dedi. “Aslında iyi değilim, siz gittiğinizden beri salak kocamdan başka bir şey yok, nasıl olabilirim ki?” dedim. Selda da, “Sana bir iyilik daha yapabilirim!” dedi. “Nasıl?” dedim. O da, “Bekle gör!” dedi. Biraz sonra Cem geldi ve “Hadi gidiyoruz!” dedi. Ben, “Güle güle!” diyordum ki, “Hadi sen de geliyorsun!” dedi. Genel müdür beyle konuşmuşlar, otel vesair işleri için şirketten birini istemişler, o da beni söylemiş. Hemen hazırlandım ve çıktık… Otoparka indik onların VIP minibüsüne bindik. Direksiyona Selda geçti, Cem de benim yanıma arkaya geldi ve fermuarını açtı. Ben hemen onun kocaman hasret kaldığım sikini emmeye başladım. Biraz sonra iyice sertleşmişti ve beni yan yatırıp, tangamı kenara çekip, hemen amıma girdi. O ne muhteşem birşeydi. “Özlemişim valla!” dedim. Ve pompalamaya başladı. Hızla pompalıyordu. Ben kısa sürede boşalmıştım bile. Hemen sikimi amımdan çıkartıp, “Ben de senin götünü özledim, seninki gibisi yok!” dedi ve götüme sokmaya başladı. Ben zevkten uçuyordum ve o pompalamaya devam ediyordu ve beni uçuruyordu. Boşalacağını söylediğinde, ( sex hikayeleri )hemen sikini götümden çıkarıp ağzıma aldım ve ağzıma boşalttım. Özlediğim tadın hepsini yutmuştum ve derin bir, “Oohhhh!” çektim ve emmeye devam ettim, yeniden kaldırmak için. Ama o kendini çekti, “Eğer istiyorsan, bu partide sen de bize katılacaksın! Jery tam bir göt hastasıdır, onunla sen ilgileneceksin!” dedi. Ben de, “Nasıl olur, partiden sonra beni şirkette görünce ne olacak?” dedim. “Merak etme, onlar herzaman maskeli yaparlar! Bu kaçıncı sefer, ben de Selda da onların yüzünü hiç görmedik. Onlar da bizim yüzümüzü hiç görmediler!” dedi. Ben kabul edince Cem sikini tekrar ağzıma verdi ve emerek kaldırdım. Otele gidene kadar beni arabada sikti ve defalarca boşalttı. Kuş gibi hafiflemiştim resmen. Otel ve diğer işleri ayarladık ve beni şirkete bıraktılar. İki gün sonra Amerikalı misafirlerimiz geldi, şirkette ben karşılamıştım onları. Kocama da, büyük patronların geldiğini, akşam toplantıda çeviri yapacağımı anlatmış ve akşam geç geleceğimi söylemiştim. Kocam mırın kırın etsede kabul etmişti. Akşam oldu, onları otele ben götürdüm bıraktım. Bir saat sonra da dışarda Cem ve Hakan ile buluşup otele gittik. VIP minibüste Cemin bana getirdiği kıyafetleri giymiştim, siyah süper mini bir etek, kırmızı dantelli bir tanga ve kırmızı dantelli bir büstiyer. Üzerime de uzun bir pardesü. Yukarı çıktık. Odaya girmeden maskelerimizi taktık ve ben pardesüyü çıkardım, içeri öyle girdik. Ben içki servis yaptım önce. Sonra Cem ve Hakan Lara’nın yanına oturdu, ben de Jery’nin yanına oturdum. Jery direk olarak, “Kalçaların çok güzel!” dedi ve okşamaya başladı. Ben de ayağa kalkıp, arkam ona dönük olarak eğilip eteğimi çıkarttım. O anda Jerry ani bir hareketle yerinden kalktı ve kalçalarımda dilini hissettim. Tangamı indirdi ve “Ohh my God, very nice Black Rose!” dedi. Selda’ların kendi aralarında ‘Kara Kutu’ diye adlandırdıkları göt deliğine, Jery de ‘Black Rose’ (Kara Gül) diyordu…( erotik seks hikayesi ) Bu arada Lara, Cem ve Hakan’ın siklerini ağzına alıyor, bir onu bir onu emiyordu. Jery de benim götümü biraz yaladıktan sonra, ben ona döndüm ve sikini çıkardım. İlk defa sünnetsiz bir sik görüyordum, büyük bir şey değildi. Ve ağzıma alıp emmeye başladım. Biraz büyüdü ve kafası meydana çıktı. Biraz sonra Jerry beni dört ayak pozisyonuna getirdi ve kabuklu sikiyle götüme girmeye başladı. Devamlı iltifat ediyor, ‘My Black Rose’ diyordu. Hiç zorlanmadan alıyordum Jerry’nin sikini götüme. Sikini götümden çıkarmadan beni kucaklayıp Lara’ya doğru götürdü. Lara halen Cem ve Hakan’ın siklerini emiyordu. Jerry benim yüzüm Lara’nın amına gelecek şekilde domaltınca, ne yapmam gerektiğini anlamıştım. Ben de Lara’nın amını yalamaya başladım. Bu arada Jery devamlı götüme pompalıyordu ve ben zevkten uçmaya başlamıştım artık. Götümü sikmeye biraz devam etti ve götümün içine boşaldı. Öylece duruyordu, biraz bekledi ve götümden çıktı. Sonra beni Hakan’ın kucağına oturttu ve onun götüme girmesini sağladı. Jery beni seyrediyordu… Cem de Lara’yı kucağına almış, amına derin sert dalışlar yapıyordu. Kısa sürede Lara haykırarak boşalmaya başladı ve Cem’in kucağından indi, kenara geçip oturdu ve Cem’in benim amıma girmesini söyledi. O da hemen geldi ve amıma soktu. Yine en sevdiğim pozisyondaydım, Hakan arkamda Cem önümde idi, her iki deliğimi de pompalıyorlardı. Az sonra Jery geldi ve sikini ağzıma verdi. Aynı anda üç deliğim de dolmuştu, ben zevkten çıldırıyordum. Jery’nin siki yeniden sertleşince, Cem ve Hakan beni bıraktılar, Jery beni kucağına aldı. Yine götüme sokmaya başladı, deli gibi sikiyordu götümü. Çocuklar da Larayı tost yapmışlardı. Bu şekilde uzunca bir süre sikişmeye devam ettik. Otelden gece saat iki civarında ayrıldık. Cem ve Hakan beni eve bıraktılar, ama tabi arabada ikisi de birer kez daha siktiler güzelce beni. Eve girdiğimde kocam yatmamıştı halen, salonda beni bekliyordu. Ona neden yatmadığını sorduğumda, beni merak ettiğini söyledi. Ben de, “Çok yorgunum, hemen yatıp uyumak istiyorum!” dedim. “Biraz sonra yat…” dedi. Anladım sevişmek istiyordu. Bu gece yaşadığım bukadar güzel seksten sonra kocamın sikmesinden hiçbir şey anlamayacaktım, ama yine de, “Peki!” dedim. Önce duşa girdim iyice temizlendim ve yatağa girip kocamı çağırdım. Herzamanki gibi yine iki dakikada işini gördü ve uyudu hayvan! Ve o gece ben kafamda herşeyi bitirmiştim, kocamdan boşanacaktım… Ertesi gün işe gittim. Jery ve Lara şirkete öğleye doğru geldiler ve öğlen yemeğine beraber çıktık. Bir ara yemekte Jery elime bir not tutuşturdu. Notta, “Black Rose, muhteşemdin!” yazıyordu. Beni sesimden tanımıştı. “Siz de öyleydiniz!” dedim ve gülümsedim. Yemekten sonra şirkete döndük. Öğleden sonra Lara alışverişe gideceğini söyleyip şirketten ayrılınca, Jerry beni odasına çağırdı. Bana, “Gerçekten muhteşem bir kadınsın, seninle yüzünü görerek sevişmek!” istiyorum dedi. Ben de tabi dedim ve hemen onun önüne diz çöktüm. Önce sikini ağzıma aldım kaldırdım, sonra Jerry’yi masanın üzerine yatırdım, eteğimi yukarı toplayıp, tangamı kenara sıyırdım ve yüzüm ona dönük şekilde, sikini götüme aldım. Üzerinde zıplıyordum. Aldığı zevk gözlerinden okunuyordu. Kasılmaya başladı, boşalacağını anlamıştım, hemen üzerinden inip sikini ağzıma aldım ve ağzıma boşalmasını sağladım. Sonra hemen toparlandık, ben çıktım odasından. Akşam üzeri genel müdür beni odasına çağırdı ve beni tebrik etti, büyük bir terfi ve zam aldığımı söyledi, Jery emretmiş. Jery ve Lara İstanbulda iki gün daha kaldılar. Lara devamlı dışarıda, mağazaları falan geziyor, Jery de fırsat bulduğu heryerde götümü sikiyordu. İki gün böyle geçti ve Jerry ile Lara Amerikaya döndüler. Ama sonrasında genel müdürümün bana olan ilgisinin değiştiğini fark etmeye başladım. Birgün beni odasına çağırdı ve “Black Rose! Bir de ben koklayabilirmiyim?” dedi. Galiba Jerry’den öğrenmişti. Ben de hiç sakınca görmedim ve onun odasında sevişmeye başladık. Önce striptiz yaptım ona, sonra onun önünde diz çöktüm ve pantolonunu indirmeye başladım. Külodunu indirdiğimde hiç görmediğim kadar büyük bir sik karşımda duruyordu, hemde dimdik olarak. ( aldatan sex hikayeleri )Hemen emmeye başladım… Beni yukarı çekti ve amıma girmeye başladı. Sikinin amıma girerken her milimetresini hissediyordum ve muhteşem zevk alıyordum. Kısa sürede boşladım, hiç bu kadar zevk aldığımı hatırlamıyorum. O koca sikini amımdan çıkarıp, “Hadi birde senin o meşhur Black Rose’un tadına bakalım!” dedi. Yere indim ve dört ayak oldum. O da geçti arkama ve götüme dayadı koca sikini. Nasıl alacağım diye düşünüyordum. Biraz yüklendi olmadı. Tekrar amıma soktu ve sikinin kayganlaşmasını sağladı ve tekrar götüme dayadı. Başı girmeye başlamıştı, kendimi olabildiğince serbest bırakıyordun. Başı girmişti artık ve kalın gövdesi de ilerliyordu. İlk kez Hakan’ın siktiği gibiydi sanki, canım acıyor, ama zevk alıyordum. Ve yavaş hareketlerle dibini bulmuştu artık. Öylece durması söyledim. Acıya iyice alıştırdım kendimi ve hareket etmeye başladım. Acı nerdeyse tamamen kaybolmuştu ve müthiş zevk alıyordum artık. O da hızlanmaya başladı ve hızla yüklenip içime lavlarını püskürttü. Çok güzeldi. O günden sonra genel müdür asistanlığı yapmaya başladığım için hergün beraberdik. Her fırsatı değerlenidiriyor, kaşla göz arasında sikişiyorduk. Haftada en az bir kere de otele gidip, sabahtan akşama kadar sikişiyorduk. O bana amımdan şimdiye kadar hiç almadığım zevki veriyordu, ben de ona hiçbir kadının o güne kadar ona vermediği götü veriyordum (bunu kendisi söyledi, karısı dahil hiç bir kadın ona götten vermemiş!), ikimiz de halimizden memnunduk. Onun ayarladığı bir avukat sayesinde kısa sürede kocamı da boşadım ve yine onun bana özel tutup, dayayıp döşediği bir eve çıktım. Arada bir Selda’larla partilere gidiyorum. Tamam, genel müdürüm beni yaraksız bırakmıyor, ama ne olursa olsun, Hakan ve Cem benim ilk erkeklerim. Eski kocamı erkek sınıfına bile koymuyorum!

6 Şubat 2014 Perşembe

Eşimi sikişirken seyretmek…

slmm sevgili www.sexhikayeleriseks.com okuyucuları ben mert 40 yasinda evli esim 35yasinda güzelmi güzel cok seksi giyinir biz almanyada yasiyoz saten bizim burlarda türk fazla yok desek azdir acik giyinir ama öyle yarak delisi degil yani cünkü onu denedimve adami polise kadar kovalamis hikayeme geceyim bu sene izine antalya bodrum dolasagiz esim alisveris yamis izin icin  sadece acik seyler bana gösterdi bede dedim seni böyle sokakda sikerler canim esimde korkma sen ve izine gittik otel calisanlari bize bakiyorlar esim hemen tanimadinizmi siz hep müsterinize yiyecekgibimi bakarsin herkez 90derece döndü odamiza ciktik esim bu aksam cikmayalim sonra discoya gideriz ok dedim esim odada sadece tangayla dolasiyor dolabi yerlestiriyor bende kilotla saat aksam 8oldu disari ciktik yemek yemege esimm seksi giyindi yemek yedik ciktik yürüyüs yapiyoz saat 12 olmus otelin discosuna girdik birseyler icelimdiye girdik esimin muzigi caliyordu ciktik dans ettik ve oturduk iceceklerimizi aldik köseye karanlik hafif kirmizi isik yansiyor güzel bir köseydi baktikki orda ikikisi oturuyor gelin sizde oturun falan oturduk genc 33 esi 27 oturduk nerden falan almanyadan onlarda 5yillik evlenme yildönümü icin cikmislar esi bir icimlik su acik giyinmis ictik saa3olmus herkez leyla olmus dansa kalktik dans ederken adam deyiselimmi dedi bende ok dedim deyisdik konustuk havadan sudan sarilmaya basladi  benimde yarak 20cm var esim onun icin hic erkeklere bakmaz ama bu nasil oldu bilmem dansa devam ettik ve gidelim dedik onlar bizi davet ettiler gittik saten sabah oldu odalarina ciktik esim hemen koltuga yatti bende wc ye gittim kadin yani elif adam bekir odada sevisiyorlar esiminde arkasi dobak gibi cikmis seyrediyorlar bende oturdum esimin amiyla oynuyom kilotu cikarttim amini oksamaya devam ettim elif bile sevke geldi ben wc ye gittim bekir esimin yanina geldi bakiyor bende yavasca ciktim bekir güzelmi evet abi yasina bakarak cok güzel elif kilotsuz amiyla oynuyor elifin yanina gittim elifin eli aminda keldi bana baka kaldi ben devam edeyimmi dedim tamam sevismeye basladik elifi yiyorum ama sanki hic kadin sikmemisim gibi sevisiyoruz bekir esimi uyandirdi esimde devam ediyor cirilciplak yapti esimi sikini baktimki 16,18 cm ince bende elife göstermek istemedim hic elife yvasca amina sokacam korkma dedim neden dedi cok büyük yavas sok okdedim yavasca soktum yarisina girmeden carsafi yirtti bagiriyor arkama bakiyom esimi öyle sikiyorki esimi yüzünde o seyir sanki hic yarak yememis bende elif hazirmisin ama amim yirtildi bekle dedim birden kökledim agzini tutmustum yavas yavas git gele basladim 15dakika sonra yaragimi cikartti yaladi tekrar soktu amina yarim saat siktim elife sordum kacdefa aktin su an 5 inciyi akiyor sende ak ne olursun amim yamaya basladi bekir esimi hala sikiyor 2 saat sikistik elifle ben öpüsdüm esimlede bekir tsk otelimize gittik temizlik yapiliyor bir kadin bir erkek cabuk demeye kalmadi esim yataga atladi kilotu da yokmus ami cikti adam yandan yandan bakiyor cabuk olun ciktilar esime gel dus alalimda yatalim ok dedi soyuna soyunabanyoya gitti bende arkadan ayakda sikisdik yattik saat olmus öglen 3 olmus elif ariyor be ciktim hadin kalkin yorgunum aksam sanki hic kadin sikmemis gibio sikersen yoruluesunesim verdim bekire ne yaptin kiz sen ne yaptiysan hadin denize gelin gittik bekirin yanina gittim slm falan günesleniyom kiremi aldim esime sürüyom arada elimi amina kaydiriyom ih yapiyor yattik günesleniyoz saat aksam 8olmus kalktik bekir dedi ki senle birsey konusacagim tamam aksam yemekde giydiler tavernaya gittik danslar falan saat 1olmus ne yapalim bende bize gidelimmi dedim ok herkez leyla olmus hadi gittik bize esim gecelik ama kilot yok elifede söyledi aynisini yaptiinanmasiniz sabah kadar sikistik iki aksam ara verdik sadece gezdik ama elifi ben birakmadim esimde bekirle izin bitti onlarin biden iki gün önce gittiler bizde esimle dinlendik iki aksam sex yapmadik son aksam iyice ictik ve odamizda sex yaptik ve almanyaya döndük iki hafta sonra bekir esimi aramis gelin diye bize 3saatlik yol hafta sonu gittik elifin hali hic iyi deyil  sorduk elif hamileymis aha elife dedim aldiracaksin dedim istemiyorsa kac haftalik 5haftalik burda bekir bizle olali 3hafta oldu senden ya bu bekir elifcigim ne olur afetbeni yarim saat yalvardi elif dediki adamgibi adam olacan saten adamsin ama tamam sizlerdende özür dilerim ve aksam oldu yatalimmi dedik yattik elifi sikersem yavas sikmemei istedi tek yatak elife yavsca soktum eife dedim hazir ol pompaliyom ok dedi ve git gele basladim elif ikisefer üstüste akti elif rahatladi baktimki esimi bekir sikiyor bende yardim edeyim dedim ve esimi ben önden bekir agzina verdi götten yok esimin sabaha kadar siktik. Tüm  okurlarına bol bol fantazi dolu yaşam diliyorum.

karımı baldızımla aldattım

Merhaba değerli  takipçileri, sizlere eşim ile aramdaki evlikten bahsederek başından geçen bir olayı anlatmak istiyorum, önce eşim ile aramdaki ilişkiyi bahsedeceğim çünkü yaşadıklarımın aramızdaki durumla bir alakası yok, yani eşimle 20 yıla yakındır süren ve gayette mutlu süren bir evliliğimiz var, diğer her erkek gibi zaman zaman aldatmayı düşünmüş olabilirmiyim diye soracak olursanız tabiki bende bazen aldatmayı düşündüm çünkü çevremde o kadar ateşli kadınlar var ki insanı baştan çıkarıyorlar ama bu yirmi yıl içerisinde bir kez olsun aldatmadım dersemde bana inanın fakat dediğim gibi bir kaç defa aldatmayı düşündüm, ZATEN bunu düşünmeyen bir erkeğin olduğunuda sanmıyorum. İki baldızım var. İsmi Aynur olanı çok güzel bir kadın değil ama aslada çirkin bir kadın değil. Bundan 5 yıl öncesine kadar baldızım olduğu için Aynur’la ilgili herhangi bir şey düşünmemiştim. Bundan 5 Yıl önce karımında organize ettiği okul yararına bir yılbaşı balosu vardı.

Aynur ve bacanağıda davet ettik. Evde bayanlar son hazırlıklarını yapıyordu. Bizde bacanakla sohbet ediyorduk. Birden gözüm yatak odasından yansıyan görüntüye takıldı. Aynur ayak tırnaklarına oje sürüyordu ve görüntü inanılmazdı. Kendime ona baktığıma lanet ede ede bacanağada çaktırmadan fırsat bulup o görüntüyü seyrettim. Gerçekten inanılmazdı. Neyse o gece Yılbaşı balosuna gittik. Biz masada 4 aile oturuyorduk.( )

Eşim ve onun arkadaşı yemek sonrası organizasyonda oldukları için sıkça masayı terkediyorlardı. Bu arada Aynur’un içki ile arası iyi değildi hele rakı ile hiç değildi. Masada o gece tanıştığımız bey haydi dostlar fondip deyip bizi içmeye zorlamıştı. Aynur’da kendini hızla tempoya ayak uydurmuştu. Bir süre sonra kopmaya başladığını hissetimm. Hatta yavaş içmesi için uyardım. Masada bayanlar olmayınca Aynur tek bayan kalmış ve birkaç erkek masada olunca konu ekonomi ve iş dünyası olmuştu. Belliki sıkılıyordu. Tam gece yarısına doğru eşimi organizasyondan kurtarıp dansa kaldırdım. Zaten çokda dans edemedik oturmam lazım dedi. Bende ablanı kaldırayım canı sıkıldı orda dedim, çok sevinirim dedi. Masaya gittim bacanağıma eşini dansa kaldırmaya niyetin yoksa ben kaldırabilirmiyim diye zarf attım.( i )

Oda kaldıracaktım ama öncelik senin dedi. Aynurla dansa başladık, ayakta zor duruyordu. Kokusu beni mestetmişti. Nispeten karanlık ve kalabalık insan topluluğunun içine doğru sürükledim, belinden tutup kendime doğru çektim. Göğüslerinin sıcaklığını hissediyordum. Baktım ki Aynur pek kendinde değil elimle hissetmeyeceği biçimde poposunu okşamaya başladım.

Dimdik olmuştum. Fırsattan istifade belini iyice vücuduma bastırdım, daha fazla dayanamayıp boşaldım. Bu olayın üzerinden 5 sene kadar geçmişti. Aynur bu olayı hatırlamıyordu ama bende onu unutmamıştım.

18 Ocak 2014 Cumartesi

23 senelik evli bir kadınım, kocamı ilk defa aldattım!

Merhabalar, ismim Aysel. Kumral saçlı, balık etinde, güzel bir fiziği olan, 45 yaşında bir kadınım. Kocamla 23 senedir evliyim ve 2 çocuğumuz var. Anlatacağım olay 3 sene evvel başımdan geçti. Her yaz yaptığımız gibi karadeniz kıyısında bulunan yazlığımıza gitmiştik. Ben orda çocuklarla her gün kalırdım, kocam ise sadece hafta sonları gelirdi. Orada bir de Figen isminde bir arkadaşım vardı. Figen benden 5 yaş küçüktü ve kocasından ayrılmıştı. Denize hep onunla birlikte inerdik...




Yine bir sabah Figen'le buluşup denize indik. Plajdan uzakta ayrı bir yere gidiyorduk, daha sessiz bir yerdi, kayalık ve sakin. Herzamanki gibi havlularımızı serdik, güneşleniyor ve denize giriyorduk. Yaklaşık 2 saat sonra yanımıza iki erkek geldi. Figen'in tanıdıklarıymış, öpüşüp tokalaştılar ve beni onlara tanıştırdı.

Kadir ve Hasan adında, 30 - 35 yaşlarında adamlardı. Kadir nerdeyse zenci gibi esmer, 1.80 boylarında, Hasan ondan biraz daha uzun ve iri yarı bir adamdı. Yanımıza oturdular, biraz sohbet edildi. Hasan "Hadi hepberaber denize girelim." dedi, ben "Siz gidin, ben güneşlenecem..." dediysem de, ısrar edince hep beraber denize girdik. Figen Hasan'la çok samimi idi, birbirlerine sarılıp şakalaşıyorlardı. Kadir benim yanımda yüzüyordu...

Bir ara Kadir dipten gelerek, belime sarılıp beni havaya kaldırdı. Korkup çığlık attım, kocamdan sonra ilk defa bir erkeğin vücudu vücuduma değiyordu. Ellerimle itip “Lütfen bırak!” dedim, beni bıraktı. Ardından ben denizden çıkıp havluya uzandım. Kadir de arkamdan gelerek yanıma oturdu. Bana "Çok güzel olduğumu, benden hoşlandığını" söyledi. Evli olduğumu hatırlattım, "Olsun..." dedi. "Hayır, olmaz! Lütfen!" dedim...

Yavaş yavaş hava kararıyordu. Figen'ler 15 dakikadır ortalıkta görünürde yoktu. Kadir'le aramaya başladık. Kadir "Kayaların oraya bakalım..." dedi. Epey yürüdük. Neden sonra Figen'le Hasan'ı kayalıkların arkasında gördük. Aramızda 30 m falan bir mesafe vardı. Figen domalmış, Hasan arkadan yarağını geçirmiş, Figen’i sikiyordu. Donup kalmıştım bir müddet...

Kadir aniden dudaklarıma yumuldu. Ne kadar debelensem de kurtulamıyordum. Boynumu, ensemi, kulaklarımı, her tarafımı öpüyordu. "Ne olur bırak, yapma ne olur..." diye itiyordum. Elinden kurtulup kaçmaya başladım. Bir kayanın yanında Kadir kolumdan yakaladı. Ben "Ne olur yapma..." diye yalvarıyordum. Kadir "Söz veriyorum bir şey yapmicam. Dediklerimi yaparsan, sana elimi sürmicem!" dedi. Ben "Tamam." deyince bıraktı...

Beni serbest bıraktıktan sonra, kendisi kayaya sırtını dayadı ve şortunu çıkardı. Simsiyah, kocaman yarrağını eliyle sıvazlıyordu. Yarrağı kocamın sikinden iki misli büyüktü. Bana "Arkamı dönüp, kalçalarımı göstermemi" söyledi. Bikinimin altını aşağı indirdim. Kadir'e bakıyordum, kalçalarımı seyrederek yarrağını iki eliyle ovalıyordu.

Yarrağına içim gitmişti, fena olmuştum. Elimi önden amıma dokundum ve bir anda boşaldım, ama belli etmemeye çalıştım. Kadir yanıma sokuldu, bir eliyle kalçalarımı okşuyordu, bir eliyle de otuzbir çekiyordu. Sonra boşalmaya başladı, hepsi kalçalarıma akmıştı. Denizde yıkanıp çıktık. Figen'ler de geldikten sonra, beni eve bıraktılar.

Evde hemen banyoya girdim. Yıkanırken Kadir'in siki gözümün önüne geliyordu hep, amımı okşayarak bir daha boşaldım.

Aradan 2 gün geçmişti. Ev işleri ile uğraşıyordum, kapı çaldı. Açtım Kadir karşımdaydı. Hemen içeri girip kapıyı kapadı, şaşırmıştım. Bana sarılıp dudaklarıma yumuldu, öyle bir öpüyordu ki, karşı koyamıyordum. Beni kucağına alıp yatağa götürdü, bıraktı. Bir çırpıda soyundu, üstüme uzandı. Her yerimi öpüyor, yalıyordu...

Bir anda çırıl-çıplak kalmıştım. Vücudum ateş gibi yanıyordu, "Yapma ne olur, sikme beni, ben evli bir kadınım, ne olur..." diye yalvarıyordum. Kadir beni duymuyordu bile. Amımı yalamaya başlamıştı, her tarafım titriyordu, kendimi bıraktım ve bir an önce sikilmek istiyordum. "Hadi, ne olur sok artık, dayanamıyorum, sok, geçir artık..." diyordum.

Kadir bacaklarımı iki yana açtı, eliyle yarrağını tükürükledi, amımın dudakları arasına dayadı ve birden dayandı. Ben çığlığı bastım, "Aahhh, ahhh, yavaş..." diyordum. Yarrağı içimi kavuruyordu, çıldırmış gibiydim. Hayatımda hiç bu kadar zevk almamıştım! Kadir durmadan yarağını sokup çıkarıyordu. Her dayandığında, yarrağı biraz daha giriyordu ve ben ard-arda boşalıyordum...

Amım acıyla karışık yanıyordu. Kadir karnımı, göbeğimi, memelerimi, her yanımı yalıyordu. Sonra birden kasıldı ve bağırarak amımın içine boşalmaya başladı. Sıcacık dölleri amımı doldurmuştu. Hiç beklemeden "Domal!" dedi. Yastığa başımı koyup domaldım. Kalçalarımı elleriyle tutup ayırarak, arkadan amıma yarrağını birden kökledi...

Ben bağırıyordum, çığlıklar atıyordum, zevkten kalçalarımı iki yana sallıyordum. Yarrağını taşşaklarına kadar sokuyordu amıma. Bu arada kaç sefer orgazm oldum, boşaldım bilmiyorum. Son bir defa bastırdı ve o da boşalmıştı.

Ben "Kadir, çocuklar heran gelebilir, çabuk git ne olur..." dedim, giyinip gitti. Kadir gittikten sonra, ben yatakta uyuya kalmışım...

Yaşlı Kocadan Sonra Genç Sevgili Yarrağı!

Selam. Adım Funda. 27 yaşındayım, evliyim, çocuğum yok. Benden 15 yaş büyük kocamla, ben üniversite sınavlarına hazırlanmak için dersaneye giderken tanıştım. Despot baba evinin baskısından sonra, onun beni el üstünde tutan, sevecen davranışlarına kandım. Bana ve ev halkına aldığı güzel hediyeler, iltifatlar, zenginliği, hem beni hem ailemi ikna etti. Üniversite planlarım çöpe atıldı, kısa sürede evleniverdik.



Ve gerdek gecesinden itibaren, benim anlayışlı olgun erkeğim kayboldu, daha doğrusu maskesini çıkardı, yerine cahil, kaba, hödük, aşırı kıskanç bir koca tipi geldi oturdu. Nişanlılık döneminde (Prensesim! Yavrum!) diye etrafımda dolanan adam, daha ilk gece, benim korkularıma, kendimi kasmama, çırpınmalarıma hiç aldırmadan, üstümdeki gelinliği parçalayarak soydu beni. Çıplak, körpe, el değmemiş bedenime sapık bir tecavüzcü gibi parlayan gözlerle bakarken kendisi de soyundu. Ortaya çıkan, tıknaz, aşırı kıllı vücuduyla, romantik bir gerdek gecesi bekleyen saf kızın üstüne adeta saldırıp debelenmeye başladı...

Muradına erip, ter su içersinde, öküz gibi soluya soluya yan tarafa devrildiğinde, ben bacak aramdan yatağa süzülen bekaret kanımla, yanaklarımdan yastığa süzülen göz yaşımla, kasıklarımdaki acı ve korkunç pişmanlığımla tavanı seyrediyordum. Başımı yan tarafa çevirdiğimde yerde paramparça edilmiş gelinliğime ilişti gözüm. İçimdeki pişmanlık kasıklarımdaki sancıyı bastırdı, (Tanrım, ben ne yaptım?) dedim kendi kendime. Ve bugüne kadar, nerdeyse 10 senedir bu cümleyle yaşadım, (Ben ne yaptım?).

Geriye dönmek yok, babam kapıyı bile açmaz. İleriye gitmek yok, lise diplomasıyla hiçbir becerim olmadan ne yapabilirim, kendime nasıl bir yaşam kurabilirim? Bunca sene bir bitki gibi bu adamla evlilik yaşadım. Akşamları içki sigara kokularıyla, genelde alkollü eve gelişi. Üç beş, kendi ilgi alanından, benim umursamadığım konuşmaları. Yatağa girişi. Kıllı göbekli, iğrenç gövdesiyle üstüme çıkışı. Ve öpüşmesiz okşamasız, kısa süren bir seks. Kendisi boşalır, yana devrilip horlamaya başlar. Ya aşırı derecede kıskançlığına ne demeli? Suçum genç ve güzel olmak. Dışarı çıkmak yok, arkadaş aile görüşmesi yok, perdeler kapalı, alt kattaki kiracılarla sınırlı ilişki, tam bir esir hayatı. Çocuğumun olmamasını da başıma kaktı her fırsatta. Bense hiç üzülmedim buna. Dünyaya kocam gibi bir yaratık daha getirmektense, çocuksuz yaşamak daha iyidir diye düşündüm.

Bunları neden anlattım? Tolga ile, alt kattaki kiracıların 20 yaşındaki genç oğluyla yaşadığım ilişkiye mazeret aramak için mi? Evet! Fakat gerçek bunlar, mazeret değil. Kocamla aramızda bu kadar yaş farkı olmasaydı, beni anlasaydı, gerçek anlamda sevseydi, beni yatakta doyursaydı, bunları, bu ilişkiyi yaşar mıydım? Sanmıyorum!

Peki pişman mıyım? Kesinlikle hayır! Pişman değilim! Tolga, bu genç, yakışıklı, güçlü adam, bana hayatı, yaşamayı, seksi, doyumu, tatmin olmayı, orgazmı, sevgiyi, sevilmeyi, gülmeyi öğretti çünkü. Hiç de pişman değilim. Aksine çok mutluyum!

Her şey bundan 2 yıl önce başladı. Kocam iş için üç günlüğüne başka bir şehire giderken, binbir tembihle beni koca evde yalnız başıma bırakmıştı. Can sıkıntısından ölmek üzereydim. Her zaman gidip sohbet ettiğim alt kattaki kiracılarımız da köye gitmişlerdi... Akşamın geç saatinde kapı çalındı. Çekinerek gözetleme deliğinden baktım, alt katta oturan ailenin genç oğlu Tolga kapının önünde duruyordu. Yakışıklı güleç yüzünü gördüğümde içim cız etti. Çok seviyordum onu. Hoş sohbeti, güler yüzü, candan tavırları etkiliyordu beni. Merakla kapıyı açtım.

Tolga çekingen bir tavırla, “İyi akşamlar Funda abla, rahatsız ettim, ama bizimkiler yoklar, bu saate kadar gelmediler. Nerede olduklarından haberin var mı acaba?” dedi. Ailesi sabahtan apar topar köye gitmişti, bir akrabaları vefat etmişti. Anlattım, “Sana not bırakmışlardı, görmedin herhalde?” dedim. “Görmedim Funda abla. Rahatsız ettim, iyi akşamlar...” dedi. Gitmesini istemiyordum, canım korkunç sıkılıyordu. Atıldım, “Gel Tolga, ben de çay demlemiştim. Bir bardak çay iç, öyle git!” dedim. “Yok Funda abla, rahatsız etmeyeyim, ben gideyim. Bilgisayarda işim vardı. Teşekkür ederim!” dedi, gitti.

Kös kös ardından baka kaldım. Sonra kapıyı kapatıp içeriye salona, yalnızlığıma döndüm. Amaçsızca odalarda gezindim. Ruhum sıkılıyor, duvarlar üstüme üstüme geliyorlardı sanki. Soyundum, kendimi yatağa attım. Her zaman yaptığım şeyi yapmaya, fantaziler kurarak kendimi okşamaya başladım. Gözlerim kapalı, bir elim külodumun içinde, diğer elim göğsümde, meme ucumu ovalarken hayaller kurdum...

Bu akşam hayal kurmak da kolaydı. Fantazilerimin her zamanki kahramanı Tolga az önce kapımdaydı. Onun gitmediğini, içeriye girdiğini, öpüştüğümüzü, seviştiğimizi hayal ettim. Tolga bana sarılırken, ben de kollarımı sımsıkı kendime sardım. O hayalimde meme uçlarımı emerken, ben iki meme ucumu da dilimle ıslattığım parmaklarımın arasında sıkıştırıp ovaladım. O hayalimde genç irisi gövdesiyle bacaklarımın arasına girip beni becerirken, benim iki elim de külodumun içine daldı, am dudaklarımı sıkıştırıp orta parmağımı içeriye saldım. Kendimi okşaya okşaya, amımı parmaklayarak kıvrandım soğuk yatağımın içinde. İnleye inleye boşaldım.

Üzerimde bir tek ıslak külotla, çıplak vaziyette, soluk soluğa sırt üstü yatıp tavana bakarken (Hayat mı bu?) diye düşündüm. Ömrüm böyle mi geçecek benim? Kendimi okşaya okşaya. Yalnız. Kimsesiz. Yaşlı, anlayışsız, kıskanç, despot kocayla. Yine dört duvar üstüme kapanmaya başladı. Kendimi mezarın dibinde hissedip bunalıyordum. Nefes alamıyordum.

Aklıma Tolga geldi sonra. O da alt katta benim gibi yalnızdı. Çay. Öyle ya. Çay demlediğimi söylemiştim ona. İçeri gelmemişti. Ben gidip kapısını çalsam? Çayı ona götürsem? Seks falan aklımda değil, zaten az önce hayalimde onunla sevişip boşalmışım. İnsan gibi iki sohbet etsem? Yalnızlığımı gidersem?

Sonunda dayanamadım. Kalktım, üzerime temiz bir külot, sütyen, dolaptan bir elbise geçiriverdim. Makyaj aynasında kendime biraz çeki düzen verdim aceleyle. Gardrobun boy aynasında kendime bir baktım. Güzel olmuştu. Kocamın dışarıda giymeme izin vermediği, ev içinde kullandığım, eteği diz üstünde, yakası biraz dekolte elbiseyi seçmişim nedense. Mutfağa gittim telaşlı adımlarla, demliği ve bardakları bir tepsiye koyup, doğru aşağıya indim. Zile bastım. Tolga açtı.

Çekine çekine, “Çay demledim, ama evde hiç şeker kalmamış Tolga. Sizde vardır, beraber içelim diye geldim, tabii rahatsız etmezsem?” dedim. Üzerinde eşofmanlar vardı, beni içeriye davet etti, “Gel abla, rahatsızlık ne demek? Ben üzerimi değişeyim sen çayı koyana kadar...” dedi. “Gerek yok canım, akşam saati giyimin önemli değil, rahatsız olma!” dedim. İçeriye girdim. Salonda sehpanın üzerine tepsiyi koyarak çayları hazırladım. Tolga da şekeri getirdi. Televizyonu açıp çayımızı içmeye, sohbet etmeye başladık.

Söz dolandı, yalnızlığımıza geldi, “Ahmet abi yok galiba evde?” dedi. Adını duymak bile keyfimi kaçırmaya yetmişti. “Yok, o da iş için gitti, birkaç gün gelmeyecek...” dedim. Sonra dayanamayıp ekledim, “Zaten olsaydı da fark etmezdi, sürekli içkili oluyor, sızıp kalıyor. Ben de yalnız kalıyorum hep böyle...” dedim.

Sözcükler ağzımdan çıkar çıkmaz kendime geldim, neler söylüyordum ben? Yanaklarım kızararak Tolga’ya baktım, anlayışlı sevecen bakışlarla bakıyordu bana. Başını iki yana sallayıp duruyordu, gözlerinde bana acıyan bir ifade vardı. Köşede duran bilgisayar dikkatimi çekmişti. Konuyu değiştirmek, tehlikeli sulardan uzaklaşmak için bilgisayarı bahane ettim. Bir iki soru sordum, bilmediğim birkaç şeyi açıp gösterdi bana. Öyle hoşuma gidiyordu ki bilgiç bilgiç bana anlatmaları, saatlerce dinleyebilirdim onu...

İnterneti açıp bir iki site gösterirken, yanlışlıkla daha önce açtığı porno sitesi beliriverdi ekranda. Çıplak kadınlar, erkekler, her şeyleri meydanda sikiş resimleri kaplayıvermişti ekranı. Telaşla yüzü kızararak kapatmaya çalıştı açılan resimleri. “Şey, virüs girdi galiba abla...” diye kekeliyordu bir yandan. Ben de utanıp başımı çevirdim. Evliydim ama en az Tolga kadar bilgisizdim bu konularda ve genç kız gibi utanmıştım en az onun kadar. Kalkıp gitsem mi diye düşündüm bir an, sonra vazgeçtim, Kukumav kuşu gibi tek başıma oturamazdım evde. Bilgisayarı kapatıp geniş kanepede sessizce, yanyana oturduk.

Neden sonra sessizliği Tolga bozdu, “Funda abla, özür dilerim. İnan bilerek yapmadım...” dedi. Tüzüne baktım. Yakışıklı, güzel yüzüne. Mavi gözleri yalan söylemiyorum diyordu bana. Elimi uzatıp elinin üzerine koydum, teselli etmek isteyerek, “Üzme kendini Tolga’cım. Gençsin, bekarsın. Normal böyle şeyler!” dedim. Sanki ben çok tecrübeliymişim, çok şey biliyormuşum gibi. Bunu söylerken elinin sıcaklığı elimi yaktı adeta, hızla çektim elimi. Ne yapacağımı şaşırmıştım. O elektrikli hava bir türlü dağılmıyordu. Bir şeyler yapmalıydım.

Kalktım, çayları tazeledim. Titreyen ellerimle Tolga’ya çay bardağını uzatırken, o da elini uzatınca elime çarptı, sıcak çay bardağı olduğu gibi kucağına devrildi. Canı yanarak ayağa fırladı. Eşofmanın önü çay olmuş, duman tütüyordu. Aceleyle banyoya koşturdu. Ben de üzülmüştüm çocuğun canı yandı diye. İlk şaşkınlığımın ardından hemen arkasından seğirttim yardım amacıyla. Banyonun kapısını açıp içeriye daldım. “Tolga, canın yandı mı, nasıl oldun?” diye sorarken, eşofmanın altını çıkardığını ve küvetin içinde duş hortumuyla kasıklarına su tuttuğunu gördüm...

Ağzım açık, donup kalmış onu izliyordum. Kaslı bacaklarının arasında kalın ve uzun bir yarağı vardı. Tabi insan ister istemez, evde kocamın yıllardır içime sokup durduğu şeyle bu güzel yarak arasında karşılaştırma yapıyor. Ben de yaptım. Kocamın minik, kara kuru sikini bunca senedir yarak niyetine içime almıştım. Ama şu anda karşımda pespembe, kocaman başıyla, damarlı gövdesiyle bakılası, öpülesi, içime sokulası bir yarak, beni kışkırtırcasına bana bakıyordu. Tolga da donup kalmıştı. Yarağını gizlemeyi, örtmeyi akıl bile edememişti. Malı meydanda, elindeki ucundan su fışkıran duş hortumunu unutmuştu zavallım, sular yerlere akıyordu.

Ne yapacağımı bilemedim ilk anda. Donup kaldım ben de. Ama sonra içimdeki kadınlık hormonları dürttü. Hipnotize olmuş gibi birkaç adım attım gözümü yarağından ayırmadan. İkimiz de konuşmuyor, birbirimize bakıyorduk. Yanına yaklaştım. O da küvetten çıkıp bana geldi aynı şekilde. Aramızda bir karış mesafe vardı sadece. Gözlerimiz birbirine kenetlenmişti. Dudaklarım titriyordu. Gözlerimi, onun uzun kirpikli mavi gözlerinden, etli dudaklarından ayıramıyordum. Nefes alamıyordum. Dudaklarımı araladım soluk almak için. Tolga titrek bir sesle, “Funda abla...” dedi...

Gözleri dudaklarımdaydı. İstekle aralanan, arzuyla titreyen ıslak dudaklarımda. Eğildi, öptü dudaklarımdan. Bir anda birbirimize sarılıverdik, vahşice öpüşmeye başladık. Sımsıkı kucaklamıştı beni, altı çıplak vaziyette, sertleşmiş yarağı ince etekliğimin arasından kasıklarıma batıyordu. Dakikalarca öpüştük. Dili dudaklarımı okşuyor, nefes almak için açılan ağzımdan içeriye sokup dilimle buluşuyor, beni delirtiyordu.

Bana sarılmayı bıraktı. Dudaklarını ayırmadan eşofmanın üzerini çıkardı. Tekrar sarıldı. Ayakta, kollarında eriyordum adeta. Çırılçıplaktı. Kaslı vücuduna sımsıkı bastırıyor, ince kumaşlı elbisemin üzerinden yarağının sertliğini kasıklarımda duyumsuyordum.

Dizlerim titremeye başladı. Ayakta duramıyordum. Anladı ne halde olduğumu, kollarıyla tüy gibi tutup kaldırdı beni, kucaklayıp içeriye, salona götürdü. Öpüşmeye devam ediyorduk. Üçlü koltuğun üzerine yavaşça bıraktı beni. Bırakırken de çıplak vücuduyla üzerime çıktı. Elbisemin incecik kumaşından onun çıplak gövdesinin ağırlığını, yarağının sertliğini, yakan sıcaklığını hissediyordum. Bir kolunu boynumun altından geçirmiş, yastık yapıp, vahşice dudaklarımı emerken, diğer elini elbisemin eteğine götürdü...

Bacaklarımı yavaş yavaş, okşaya okşaya eteğimin altında ilerlemeye başladı eli. Baldırlarımı, bacaklarımın içlerini, külodumun üzerinden amımı okşadı uzun uzun. İçimde volkan kaynıyordu sanki. Lavlar boşalıyordu, külodumun ıslandığını hissediyordum. Ateş gibi parmaklarını aradan sokup amımı avuçladığında, dudaklarının içinde zevkle inledim. Nefes alamıyordum, “Ohhh! Tolga! Tolga...” diyebildim.

“Funda abla çok güzelsin. Harikasın. Seninle sevişiyorum, hep hayallerimde olduğu gibi. İnanamıyorum buna!” deyip, aç dudakları her yerimde, dudaklarımda, yanaklarımda, kulak memelerimde, gerdanımda dolaşıyordu. Bir yandan dudakları, bir yandan klitorisimi ve amımı okşayan parmakları bitiriyordu beni. Yağ gibi eriyordum kollarında...

Öpmeyi bıraktı. Doğruldu. Ne yapacak diye beklerken, elbisemin önündeki düğmeleri çözmeye başladı. Sabırsız parmakları titreyerek düğmeleri tek tek açtı. Elbisemin önü tamamen açılmış, dantel sütyenim ve külodum meydana çıkmıştı. Sütyenimi zorlayan memelerimi aç bakışlarla süzdü bir an. Dayanamadım, kalkıp koltuğun üstünde diz çökerek elbisemin kollarını sıyırdım, çıkarıp kenara attım. Sütyen külot kalmıştım. Hızla atıldı, dudaklarıma yumulurken, ellerini arkama, sütyenin kopçasına götürdü. Sabırsızca, koparırcasına açtı sütyenimi, memelerimi meydana çıkardı.

Sütyenin baskısından kurtulan memelerim, sertleşmiş uçlarıyla onu davet ediyordu sanki. Hayran bakışlarının altında mutlulukla kıvrandım. Kocamın pek ellemediği memelerim halen genç kız sertliğinde ve dikliğindeydiler. Eğilip önce birini, sonra diğerini ucundan öptü. Ürperdim. Dudakları birinin ucunu kavrayıp emmeye başladığında kendimden geçtim adeta, başını tutup arkaya devrildim. Genç erkeğimi kendime çektim. Şimdi süt emen bir bebek gibi mememi emiyordu.

Beynimde şimşekler çakıyordu sanki. Meme ucumdan tüm vücuduma bir zevk ürpertisi yayılıyor, kendimden geçiyordum. Bir bacağı benim üstümdeydi. Yarağı kalçalarıma değiyor, ben buradayım dercesine bedenime batıyordu. Bir mememi bırakıp diğerine saldırıyor, emiyor, avuçluyor, parmaklarının arasında sıkarken vantuz gibi ağzının içine tamamını almaya çalışıyordu. Bense altında kıvranıp duruyordum deli gibi...

Göğsümü emen dudaklar aşağıya indi. Karnımı, göbeğimi tavaf etti. Dudaklarının yanı sıra diliyle ıslak bir iz bırakıp aşağıya yöneldi. Hiç yaşamadığım şeylerdi hissettiklerim. Gözümün önünde yıldızlar uçuşuyordu. Üzerimde kalan tek giysi olan külodumu okşarcasına sıyırdı bacaklarımdan. Ve dudaklarını ellenmemiş amımın üzerinde hissettim. Sıcacık. Islak. Amımı yeni temizlemiştim. Sanki onu bekler gibi pırıl pırıl, kaymak gibi yapmıştım. Ve şimdi Tolga kaymağımı yemekle meşguldü.

Amımın dış dudaklarını aralayıp diliyle boydan boya gezindi amımda. Dilinin ucu bızırıma değdi, ben yerimden zıpladım. İnanılmaz bir zevk, bir şehvet dalgası sardı her yanımı. Bızırımı yaladı, emdi uzun uzun. Sonra dilini aşağıya indirdi, parmaklarıyla amımın dış dudaklarını aralayıp içime soktu. Islak ve sıcak dilini olabildiğince içime gömdü. Hava almaksızın dudaklarını kapattı amıma. Amımı emerken dilini içeride oynata oynata içimi okşuyordu. Bu arada ıslak parmağıyla klitorisimi okşarken, diğer elinin bir parmağı arka deliğimi yoklamaya başladı.

İşte o anda kendimi kaybettim. Böyle bir zevk yaşamamıştım ömrümde. Tüm vücudum kasılmaya, dalgalanmaya başladı. Halen sıcak dili amımdaydı. Parmaklarını kalçalarıma geçirmiş, kaçıp kurtulmamı engellemek istercesine sıkıyor, beni hareketsiz bırakmaya, dilinin verdiği zevki devam ettirmeye çalışıyordu. Öyle bir orgazm yaşıyordum ki, kendimi ölmüş, bulutların üzerine çıkmış gibi hissediyordum adeta. Kalçalarım yatağı dövmeye başlarken, amımı emmeyi bıraktı, yukarıya çıktı. Elleri memelerimi sıkarken, dudaklarını benim nefes almaya çalışan açık dudaklarıma kapattı. Ölüyordum zevkten. Durmaksızın inliyor, kısık çığlıklar atıyordum, “Oohhhh Tolga! Dayanamıyorum Tolga! Ölüyorummm! Ne yaptın bana sen? Nasıl zevk bu? Erkeğimm! Aşkımm! Ooohhhh!” diye.

Neden sonra sarsıntılar hafifledi, azaldı, sona erdi. Kendimi halsiz, yorgun bir halde Tolga’nın kollarına bıraktım. Hiç böyle bir zevk yaşamamıştım ömrümde. Halen, su içinde kalmış ıslak amımı okşayan elinin üzerine elimi koydum minnetle. Gülümsedim. O da, “Öyle güzelsin ki Funda abla!” dedi hayranlıkla. “Teşekkür ederim! Hiç böyle bir zevk yaşamamıştım. Hayatımda bir erkekle yaşadığım ilk gerçek orgazmım bu benim!” dedim. Gözleri açıldı, bana baktı, “Nasıl? İnanmıyorum sana, Ahmet abi hiç...?” dedi.

“Ahmet abin hiç böyle yapmamıştı. Böyle sevmedi beni hiç. Ahmet abin her zaman içime girer, birkaç git gel yapar ve sonra kendi boşalır, beni düşünmeden uyur sızar kalır!” dedim. Sonra elimi uzatıp yarı kalkmış durumdaki sikini okşadım ve utanarak ilave ettim, “Değil senin yaptığın gibi amımı yalamak emmek, adamakıllı sevişmedi bile!” dedim. Okşamalarım yarı kalkık sikini sertleştirmiş, dimdik olmuştu. Kıvrandı, “Sen de yalamak ister misin Funda abla?” dedi çekingen bir tavırla. İstediğini yapmayacağımdan, tersleyeceğimden korkar gibiydi.

Gülümsedim, “Hiç yapmadım bunu Tolga. Ama madem sen beni bu kadar mutlu ettin, sana bunu borçluyum aşkım! Ne istersen yaparım senin için!” dedim. Doğrulup dudaklarından öpmeye başladım, gezine gezine boynuna, göğsüne, sert karnına kadar indim. Kasıklarına başımı eğdim, güzel sikini elimle tutup hayran hayran baktım. “İlk defa yapıyorum bunu! Beceremezsem sen yönlendir beni!” diyerek, dilimi çıkarıp ucuyla boydan boya yaladım sikini...

İyice sertleşmiş, damarları parmak gibi kabarmıştı ellerimin arasında. Dilimin ucunu kabarmış kan damarlarında, yumruk gibi başında, şapkasının kenarlarında gezdiriyordum ıslak ıslak. Eğildim, aşağıya indim, taşaklarını dudaklarımın arasına alıp emer gibi yaptım. Kıvranıyordu ben bunları yaptıkça, inliyordu. Yukarıya çıktım. Ağzımı kocaman açıp sikinin iri başını ağzımın içine almaya çalıştım. Dişlerim canını yaktı sanırım, inledi. Ona kısık sesle, “Özür dilerim aşkım, ilk defa bir erkeğin sikini ağzıma alıyorum. Kusura bakma.” dedim. “Önemli değil Funda abla. Ben de şimdiye kadar birkaç orospuyla, parayla seviştim sadece. Hiçbir kadın da bunu yapmamıştı bana. Sikimi ağzına alıp emen olmadı şimdiye kadar. Devam et sen!” derken parmakları saçlarımın arasında dolaşıyordu.

Bu beni daha da ateşledi. Dudaklarımı daha da açıp ağzıma aldım sikinin başını. Şapır şupur bebek emziği gibi emmeye, dilimle içimde yalamaya başladım. Tolga da başımdan tutup kendine bastırıyordu. Böylece koca siki ağzımın içinde kaybolmaya, yavaş yavaş ağzımın derinliklerine kadar girmeye başladı. Gözleriyle beni izliyordu. Ben de onun zevkten kısılmış gözlerinden gözlerimi ayırmadan işimi yapıyor, onun yönlendirmesiyle sikini sonuna kadar ağzımın içinde kaybetmeye, onu zevkten eritmeye çabalıyordum.

Belki bir 10 dakika böyle emdikten sonra kasılmaya başlamıştı ki, birden kalktı yerinden, beni sırtüstü yatırıp üzerime çıktı, sikini tekrar ağzıma soktu. Başım iki dizinin arasındaydı. Saçlarımdan tutup sonuna kadar kendine çekti. Dudaklarım kasıklarına değdi. Nefessiz kalmıştım. Başımı sallayıp kurtulmaya çalıştım. Sikinin kafası bademciklerime değiyordu, boğazımdan içeriye girmişti sanki. Saçımdan tuttuğu parmaklarıyla başımı geriye çekti, nefes almamı sağladı, sonra tekrar gömdü. Kalçalarını ileri geri oynatıyor, ağzımı siker gibi gidip geliyordu. “Ohhh Funda ablaaa! Harika emiyorsun! Delirtiyorsun beni! Aaahhhh! Harikaaa!” diye feryat ediyordu bir yandan da.

Benimse cevap verecek halim yoktu. Ağzımın içinde kocaman bir yarakla nefes alamadan ağzımdan sikiliyordum. Tam boğulacak gibi olduğum anda sikini ağzımdan çıkarıyor, bir parça nefes almamı sağlıyor, sonra tekrar sikini ağzıma gömüyordu. Kendimi kurtarmak için ellerimi kalçalarına sarmış, tırnaklarımı kabalarına geçiriyordum. Ama tırnaklarımın acısı bile engel olmuyordu erkeğime ve beni ağzımdan sikmeye devam ediyordu...

Sonunda kasılmaya, döllerini ağzımın içine püskürtmeye başladı. Kaçmak istedim, bırakmadı. Döllerinin son zerresine kadar ağzıma, boğazımdan içeriye boşalttı titreye titreye. Baskıyı hafifletmişti. Ben de olan oldu diyerek tadı pek hoşuma gitmese de yarağını emdim, son damlasına kadar döllerini boşalttım. Ağzıma boşalmaktan mest olmuştu. Koltuğun üzerine devrildik ikimiz de. Nefes nefese kalmıştık. Kenarda duran elbisemi alıp ağzımın kenarından taşan dölleri temizledim bir güzel. Çırılçıplak uzandık öylece.

Elini uzatıp elimi tuttu, “Hiç böyle bir an yaşamamıştım!” dedi. Elini sıktım minnetle, “Ben de aşkım. Ben de!” dedim. Kesik kesik konuşmaya başladık kendimize geldiğimizde. “Tolga, lütfen bundan kimseye bahsetme olur mu? Yalvarırım sana! Eğer bahsetmezsen erkeğim olursun, her zaman yaşarız bu zevkleri! Kocamla bunca senedir yaşadığım seks değilmiş meğer, beni sen doyurursun bundan sonra! Ben de seni doyururum!” dedim. Eğilip öptü beni, “Deli misin Funda abla? Bu zevki yaşamak için ne istersen yaparım. Başkasına anlatır mıyım hiç?” dedi.

Sımsıkı sarıldım ona, “Keşke daha önce yaşasaydık bu zevkleri! Nelerden mahrum kalmışım meğer! Becerikli erkeğim! Tatmadığım zevkleri tattıran erkeğim! Bundan sonra kocam sensin! Erkeğim benim!” dedim. Yine sertleşmişti siki, bacaklarıma değiyordu taş gibi. Dudaklarımdan öptü, “Ama daha sikmedim Funda abla! Amını yaladım sadece! Artık seni sikmek istiyorum! Döllerimi amına boşaltmak istiyorum! Hadi yukarıya, sizin eve çıkalım. Seni kocanın yatağında sikmek istiyorum!” dedi.

“A-aa Tolga, konuşma böyle Sikli Amlı falan! Terbiyesiz!” dedim gülerek. Ama hoşuma gitmişti böyle konuşması. Elimi aradan uzatıp sertleşen sikini kavradım. Taş gibiydi. “Hımmm, demek beni kocamın yatağında sikmek istiyorsun ha? Kocamın beni siktiği yatakta? Ahlaksız seni! Hadi o zaman yukarıya çıkalım, sik beni güzel güzel! Bu koca sikini sok amıma!” dedim. İkimiz de heyecanlanmıştık. Ateşimiz tekrar yükselmişti. Kalktım, külot sütyenimi alıp giymek için davrandım. Elimi tuttu, “Hayır, giyme Funda abla. Öyle gel, çırılçıplak!” dedi.

Binada ikimizden başkası yoktu. Üçüncü kat boş duruyordu. Kıkırdadım, “Delisin sen Tolga! Çılgınsın! Hadi o zaman, gidelim!” dedim. Beni kolumdan tuttuğu gibi, elimizde giysilerimizle dışarıya çıktık. Daha merdivenlerden çıkarken oramı buramı ellemeye, öpmeye başlamıştı bile. Kahkahalarla gülüyor, çocuklar gibi oynaşıyorduk. İyice sertleşen siki bacaklarının arasında sallanıp duruyordu. Deli gibi tahrik oluyordum onun çılgın hareketlerinden.

Bizim dairenin kapısına geldik. Heyecanla anahtarımı anahtar deliğine sokmaya çalışırken, Tolga arkamdan yaklaşıp yarağını bacak aramdan sokmuş, beni belimden tutup kendine çekiyordu. Kapıyı zar zor açtığımda hemen içeriye girmedi, sırtımı kapıya dayayıp üzerime abandı kaslı gövdesiyle. Öpmeye başladı. Ellerimi yukarıda birleştirmiş vücudunu vücuduma bastırıyor, hareket etmeme, kurtulmama izin vermiyordu. Siki kasıklarıma dayanmış baskı yapıyordu. Hoş, zaten pek kaçmak istediğim de yoktu ya! Uzun uzun öpüştük. Önümde onun kaslı bedeninin ateş gibi sıcaklığı, sırtımda çelik kapının soğuk serinliği. Deli oluyordum zevkten...

Ve neden sonra kapıyı kapatıp içeriye girdik. Bu sefer hakimiyet bendeydi. Onu kolundan tutup yatak odamıza götürdüm. Yatak odam herzamanki gibi gayet düzenliydi. Oldukça geniş bir yatağımız vardı. Etrafına bakınıp duran Tolga’ya sarılıp dudaklarına yapıştım. Karşılık verdi. Öpüşürken nefesimiz kesiliyordu. Bir eli saçlarımı çekerken, diğer eli sırtımda, kalçalarımda dolaşıyor, kendine sımsıkı bastırıyordu beni. Az önceki ihtiras yine tüm vücudumu sarmıştı. Alevler içinde yanıyordum. Dudaklarımı çekip inledim, “Tolga, bu gece seninim! Bu gece kadınlığımı yaşat bana!” diye.

Beni öpe öpe yatağın kenarına kadar götürdü. Öpmeyi bırakmadan üzerime eğildi, beni yatağa uzattı boylu boyunca. Bunca senedir kocam yanımda horlarken ağladığım, kendimi tatmin ettiğim yatağımda, genç bir erkeğin altına yatmak üzereydim. Heyecandan, zevkten ölüyordum. Tolga’nın tüm bedenimde dolaşan dudakları elleri bitiriyordu beni. “Hadi Tolga, içime gir artık! Dayanamıyorum, seni içimde istiyorum!” diye inledim. Bacaklarımı araladı, dizlerinin üstünde yaklaştı. Sikini tutup başını ıslak amımın kapısında, dudakları üzerinde dolaştırdı. İnledim. Kalçalarımı oynatarak kıvrandım, “Hadii, sok artık!” dedim.

Kırmadı beni. Yavaşça yüklendi. Ama girmedi hemen. Tüm ıslaklığına karşı amımın girişi zorluk çıkarıyordu kocaman yarağına. Biraz daha ıslaklığımı okşadı, yarağının başını ıslattı sularımda. Sonra tekrar bastırdı. Başı girmişti içime. Durdu. Bekledi. Tekrar ittirdi. Yavaş yavaş koca sikini gömüyordu amıma. İnanılmaz bir zevkti yaşadığım. Kendimi kaybediyordum zevkten. “Aaahhh!” diye inledim. “Beğendin mi Funda abla? Sikim zevk veriyor mu?” diye sordu. “Deli misin? Zevk de laf mı Tolga? Çok güzelll! Kocamın pipisine alıştı amım, senin koca sikin kudurtuyor beni, zevkten ölmek üzereyim!” dedim.

Bütün bedeniyle üstüme yüklendi. Siki dibine kadar amıma girdi bir anda. Boynuna sarılıp tüm vücudumla yapıştım ona. Bacaklarımı beline sardım. Bacaklarımın arasında koca bir et parçası vardı ve beni zevkten, şehvetten öldürüyordu bu kalınlık. Kıpırdanmaya, amımın içinde gidip gelmeye başladı yavaş yavaş. Nefesim kesiliyordu zevkten. Boynuna dişlerimi geçirip tısladım, “Ohhhh! Harikaaa! Mmmm! Çok güzel! Hadi hızlan aşkım! Sik beni!” diye. “Hemen değil Funda abla... Seni yavaş yavaş sikecem! Kocanın yaptığı gibi sikimi sokup çıkarıp boşalmayacağım sana! Tadını çıkaracaksın yarağımın! Sikilmenin, seks yapmanın ne demek olduğunu öğreneceksin bu gece Funda abla!” dedi nefes nefese kulağıma.

Biraz hızlanıyor, biraz yavaşlıyor, gelecek gibi olduğunda durup bekliyordu. Böyle yapınca da ben zevkten kuduruyor, deliriyordum. Yavaş yavaş kendini geriye çekiyor, sonra hızla, bir anda köküne kadar yarağını içime sokuyordu. Sikinin başının ta diplerime değdiğini, koç başı gibi zorladığını hissediyordum. Amımın diplerinde hissettiğim sertliğinin okşamaları beni benden alıyor, kıvranıyor, kendimi sağa sola atıyordum. Kalçalarımı çalkalayınca da daha kötü oluyor, koca siki amımın içinde her yerime değiyor, çıldırtıyordu. Amıma her vuruşunda zevkin yanında acıyla inliyordum. Kocamın hiç değmediği yerlerime değiyordu yarağı...

Ve bir yarak içimdeyken hayatımın ilk orgazmını yaşadım, kendimden geçtim. Bacaklarımı sımsıkı kalçalarına sarmış, indirip kaldırıyor, kalçalarım yatağı dövüyor, haykırıyordum. İnanılmazdı yaşadığım şey. Dakikalarca sürdü bu zevk. Kendimden geçtim bir süre. Neden sonra kendime geldiğimde Tolga halen içimde, bacaklarımın arasındaydı ve gidip geliyordu yavaş yavaş. Tekrar inlemeye başladım. O volkan tekrar kaynamaya, zirveye yükselmeye başladım. Tolga da sona yaklaşmak üzereydi...

Tam bu esnada telefon çaldı. İkimiz de durup yatağın yanındaki telefona baktık. Hemen açmadım. Telefon birkaç defa çalana kadar soluğumun düzelmesini bekledim. Konuşabilecek hale gelince elimi uzattım, ahizeyi kaldırdım. Telefonun diğer ucunda kocam vardı. Sorun var mı, her şey yolunda mı diye aramış. Bu arada Tolga da içimden çıkmamış, üzerime uzanmıştı. Bacaklarımın arasında genç bir erkek, yarağını amımın dibine kadar sokmuş vaziyette, uykudan uyanmış sesimle kocama cevap verdim, “Aloo?” diye ve konuşmaya başladık. “Erkenden uykum geldi kocacım. Uyuyordum...” dedim.

Ben kocamla konuşurken, Tolga içimde milim milim sikini oynatıyor, yavaş hareketlerle gidip geliyordu amımda. Ağzımı kapatıp zevk inlemelerime engel olmaya çalıştım kocama cevap verirken. Garibim, benim başka bir erkeğin altında sikiştiğimden habersiz, beni soruyordu. Buysa daha çok tahrik ediyordu beni. Kocamla konuşurken beni sikmekte olan Tolga ile göz göze bakışıyorduk. Zevkten gözlerimiz kısılmıştı. Dudaklarımızda bir gülümseme. Kocam uzun uzun bir şeyler anlatırken telefonun ahizesini elimle kapatıp, Tolga’ya fısıldadım, “Memnun musun aşkım? Telefonda kocam var. Ve sen karısını sikiyorsun!” diye.

Tolga inledi sessizce, “Ohhh! Evet Funda abla. Öyle güzel ki, Ahmet abinin karısını sikiyorum yatağında! Altımda zevkten inletiyorum! Haberi yok pezevengin!” diye fısıldadı. Boynuna sarılıp, omuzunu dişledim. “Erkeğim benim! Sikemeyenin karısını sikerler! Hadi sik beni! Güzel güzel sik! O koca yarağınla sik Ahmet abinin karısını! Ohhh! Sok yarrağını bana!” diye fısıldadım.

Kocam halen anlatıyordu telefonda. Arada ahizeyi kapatan parmaklarımı kaldırıp, (Hı… hı… evet… hayır…) diye cevaplıyordum onu. Özlediğini söyledi sonunda. “Ben de seni çok özledim kocacım! Yalnızlık zormuş! Bir an önce gelsen keşke! Burda, yatağımızda yalnız yatıyorum, sensiz! Gelsen de sevişsek!” dedim cilveli cilveli. Sanki gelse yapacağımız şeyin adı seksmiş gibi. Vedalaştık, “İyi geceler karıcım, kendine iyi bak!” dedi, kapattı telefonu. Bense ahizeyi elimden fırlatıp attım, içimde gidip gelen Tolga’ya sımsıkı sarılıp kalçalarımı çalkalamaya başladım, amımda hareket edip duran sikini daha çok hissetmeye çalıştım.

Tolga’ya, soluk soluğa, “Duydun mu? Kendime iyi bakacakmışım!” dedim. Tolga da bütün gövdesiyle üstüme yüklenerek amıma abanırken yanıtladı beni, “Merak etme Funda abla, ben sana iyi bakarım!” dedi.

Demin telefonda konuşurken biraz yavaşlatmıştık hızımızı. Ama konuştuğumuz hayasız, ar damarı çatlamış sözcüklerin etkisiyle delirmiştim. Tolga da benden daha çok heyecanlanmış ve zevke gelmişti. Sona yaklaşmıştık ve üzerime uzanmış, son darbeleri vuruyordu. Boşalmak üzereydim. O da geleceğimi hissetmiş, hızlanmıştı iyice. Ve son hamlede öyle bir yüklendi ki, kendini kastı, odanın içini dolduran inlemelerle aynı anda ben de kasıldım. Birbirimizi öylesine sımsıkı sarmıştık ki, ikimiz de birbirimizin kolları arasında titreye titreye boşalıyorduk. Döllerinin sıcaklığını amımın diplerinde hissediyordum. Hayatım boyunca böyle bir şey yaşamamıştım.

Bir süre içimde öylece kaldı. Amım sikini sarıyor, içimde yeni yeni küçüldüğünü hissediyordum. İçimden çıkmak istemiyor gibiydi. Bacaklarımın arasında boylu boyunca uzanıyordu üstümde. Nefeslerimiz sonunda düzene girdi, sakinleştik. İçimden çıktı, kendini yan tarafıma bıraktı ve “Sigaran var mı aşkım?” diye sordu.

İçim titriyordu o aşkım dedikçe. Kalkıp kocamın sigara paketini çıkardım çekmeceden, iki sigara çıkarıp çakmakla ikisini de yaktım. Çıplaklığımdan utanmak aklıma bile gelmiyordu, öylesine doğaldı ki çıplaklığımız. Tekrar yatağa, sevgilimin koynuna girdim. Kollarının arasına uzanıp onun sigarasını dudaklarının arasına kıstırdım. Pek kullanmadığım halde onunla beraber orgazm sigarası tüttürdük birlikte. Göbeğinin üstüne koyduğumuz Fondöten kutusunu küllük olarak kullanıyorduk.

“Tolga, bundan sonra bana abla demeni istemiyorum!” dedim. “Peki aşkım! Bu geceden sonra kadınımsın sen benim. Ablam değilsin!” dedi. Uzanıp sigara dumanı çıkan etli dudaklarını öptüm ve “İlk defa sevişmekten zevk aldım. Senin sayende aşkım! Senin kollarında kadın olduğumu anladım ilk kez!” diyerek içimi döktüm. Kulağımdan öperek, “Daha gece sona ermedi aşkım! Sabaha kadar benimsin! Altımda inletecem seni! Halsiz kalıncaya kadar sikecem seni!” dedi. Sımsıkı sarıldım, “Ne istersen yap! Yılların acısını çıkarmak istiyorum. Ne zaman, nasıl, ne kadar istersen sevişirim seninle!” dedim.

Tolga, “İçine boşaldım... Hamile kalırsan?” dedi tereddütle. “Olsun, senin çocuğun, doğururum!” dedim. Endişeyle yüzüme bakıyordu. Gülerek yanağını okşadım, “Merak etme, çocuğum olmuyormuş benim. Korunmamıza gerek yok. İstediğimiz gibi sevişebiliriz yani!” dedim. Elimi uzatıp sikini okşadım, hemen başını kaldırdı yaramaz. “Hatta şimdi başlayabiliriz sevişmeye, gücün varsa?” dedim.

Belimden tutup bir anda üstüne çıkardı beni. Bacaklarımı aralayıp, üstüne yerleştiğimde, çoktan sertleşmiş siki amıma baskı yapmaya başlamıştı. Ne yapmak istediğini kadınlık sezgilerimle anlamış, sikinin üzerine oturmaya başlamıştım bile. Dudaklarımı ısıra ısıra yarağını içime aldım. Belimden tutup kendine çekiyordu. Sonunda dibine kadar girdi.

Biraz bekleyip üstünde hareket etmeye başladım. Yukarı aşağı inip kalkıyor, ucuna kadar çıkıp, dibime kadar içime alıyordum. Giderek hızlandım, ıslak amımın içinde yağ gibi kaymaya başladı yrağı. Başını kaldırıp memelerimi yalıyor, uçlarını emiyordu ben üstünde gidip gelirken. Zevkten deliriyordum yine. Bir kez daha sarsılmaya, orgazm olmaya başladım. Sonunda üstüne yığılıp kaldım. Yana devrilip iki büklüm oldum. Bacaklarımı kasıyor, halen devam eden orgazm kasılmalarının zevkini çıkarıyordum.

Sabaha kadar seviştik. Duş yaptık. Banyoda bir kez de arkadan, minik deliğimden becerdi. Çığlıklarıma aldırmadan götümün kızlığını bozdu. Onun zevkini de yaşattı bana. Duştan çıktık, yatağın üstünde domalttı beni, kalçalarımdan tutup amıma girdi. Bu kez değişik açıdan amıma giren yarağı zevkten delirtti beni... Sabaha kadar seviştik kısacası. Uzun uzun seviştik. Durduk, dinlendik, sikiştik. Ben erkeksiz, o kadınsız geçen yılların acısını çıkarırcasına seviştik. Sabah güneş doğarken sızıp kaldık yatakta.

Öğlene kadar ölü gibi uyuduk. Uyandık. Çırılçıplak evin içinde dolaştık, oturduk, kalktık, mutfakta yemek yedik. Evin her köşesinde, her odasında seviştik. İki gün boyunca yeni evli balayı çiftleri gibiydik. Hiç durmadık. Öpüşüp koklaştık, seviştik, sikiştik. Ertesi gün, kocam gelecek diye zorla ayrıldık birbirimizden.

İki yıla yakın bir zaman boyunca sürdü Tolga ile bu ilişkimiz. Fırsatını bulduğumuz, canımızın çektiği her anda birbirimizin kollarına koştuk. Fakat sonunda taşındılar, birbirimizi kaybettik. Şimdi hayata küsmüş gibiyim. Bir kenara çekilip saatlerce Tolga ile yaşadığımız sevişmeleri anıyorum. Mutfakta yemek yerken, o yemek masasında Tolga’nın bana yaptıkları. Kocamla yatarken, o yatakta Tolga ile yaşadığımız orgazmlar. Kocamın çükü içimde gidip gelirken, Tolga’nın içimi dolduran yarağının kalınlığı. Kocamın leş gibi içki kokusundan iğrenirken, burun deliklerimde Tolga’nın erkek vücudunun salgıladığı beni tahrik eden erkek kokusu...

Fakat yapacak bir şeyim yok. Ya böyle yaşamaya devam edeceğim, ya da kendime geleceğim, çıkıp kendime bir şekilde yeni bir Tolga bulacağım. Onun gibi bir erkek. Beni doyuran, beni yaşatan, beni kadın yapan bir erkek. Bekliyorum henüz. Bir gün karşınıza, genç ve güzel bir kadın çıkarsa, gözleriyle sizi süzen, tartan, aranan... O benim işte!

8 Ocak 2014 Çarşamba

Karımı evden gönderip Dilekle sikiştikKarımı evden gönderip Dilekle sikiştik

Karımı evden gönderip Dilekle sikiştik isimli seks Hikayemiz.
Merhaba, benim adım Kemal. İstanbul’da yaşıyorum ve 4 senelik evliyim. Belki evliliğimin başlarındayım ama bu evlilikten ve yaşadığım hayattan epey bunalmış vaziyetteyim. Herkeste olduğu gibi başlarda ben de çok mutluydum ama zaman ilerledikçe ve sorunlar başladıkça çıkan sorunlara katlanamaz hale geldim. Yani karımla aramızda soğuk rüzgarlar esiyordu. Bundan 6 ay önce karımın babasının biraz rahatsız olduğu haberini aldık. Ben, haftanın 6 günü çalıştığım için karımla birlikte İzmir’e gidebilecek durumda değildim. Ancak karımı ailesinin yanına gönderdim ve evde tek başıma kalmaya başladım. Bekarken bile hayatımda hiçbir zaman hiç kimseyi aldatmış değildim. Ama yalnızlık da canımı sıkmaya başlamıştı yavaş yavaş. Bir Pazar evde oturmuş pinekliyordum. Rehberimi kurcalamaya başladım.



 Hala telefonumdan silmediğim eski sevgililerim vardı. Onları tek tek yoklamaya başladım. Sonunda liseden sonra bir süre takıldığım Dilek ile samimiyeti arttırmaya başladık. Akşam için eve davet ettim Dilek’i. O ise sen evlenmemiş miydin, karın evde değil mi dedi. Ben de ona eğer karım evde olsa seni çağırır mıyım, çağırıyorum ki bir bildiğim var dedim. Neticede Dilek’i bizim eve gelmeye ikna ettim. Dışarıdan yemek söyledim ve içecek bir şeyler aldım.Akşam olduğunda Dilek eve geldi. Dilek’i hala unutamamıştım. Unutamamak konusunda da haksız sayılmazdım. Çünkü ne o göğüsleri unutabilecek gibiydi ne o kalın dudakları. Eve geldikten sonra sofrayı görünce gecenin uzun olması için baya uğramışsın, seni tanıyamadım bir an için dedi. Tartışacak halim yoktu. Dilek’i kendime doğru çekip dudaklarını öpmeye başladım. Kendini geri çekti ve acele etme, gece uzun dedi. Birlikte sofraya geçtik ve yemeklerimizi yedikten sonra bir şeyler içmeye başladık. Sarhoş oldukça açılıyordu. Sevgiliyken de böyleydi. Zaten onunla ilk kez birlikte olduğumda da çok içmiştik. İkinci kez dudaklarına hamle yaptım ve o kalın dudaklarını öpmeye başladım. Bir taraftan da üzerindeki elbiseyi çıkartıyordum.
Dilek, manken vücuduna sahip bir kadın değildi ama balık etli olması ona bambaşka bir seksilik katıyordu. Dilek’i tamamen soydum ve onun da beni soymasını bekledikten sonra koltukta kucağıma aldım. Dilek’i kucağıma aldıktan sonra koltukta amına çakmaya başladım. Amının içi alev gibi yanıyordu. Amına ilk postayı koltukta attım ve içine boşaldım. Ama bu benim hızımı kesmeye yetmemişti. Banyoda sevişmekten hoşlandığını bildiğim için Dilek’i banyoya götürdüm ve sıcak suyun altına girdik.Bir yandan üzerimizden sıcak sular akıyordu diğer yandan ise ben Dilek’i duvara yapıştırıp dudaklarını öpüyordum. Dudakları öperken de dolgun kalçalarını avuçlamayı ihmal etmiyordum. Dudaklarından yavaş bir şekilde göğüslerine geçmiştim. Dilimle göğüslerine dokunduktan sonra yere çömeldim ve Dilek’in amını dilimle yalamaya başladım. Çok kısa bir süre amına dokunmama rağmen onun boşalmasını sağlamıştım. Zevk suları fıskiyeden akan sulardan farksızdı. Gizli bir şeyler çevirmenin vermiş olduğu heyecanı her haliyle yansıtıyordu. Dilek’i hemen ters çevirdim ve ne istediğimi belli ettim. Sevgiliyken benimle anal sex yapmak istememişti ama bu kez elimden kurtulmasına imkan yoktu. Dilek’i ters şekilde duvara yapıştırdım ve sikimi onun göt deliğine sürtmeye başladım. Bir süre göt deliğine dokunduktan sonra içine girmeye başladım. Ben hiç anal sex yapmamıştım diyordu demek ki haklıymış diye düşündüm çünkü deliği daracıktı. Ama benim pes etmeye niyetim yoktu.
Deliğini zorlamaya başladım ve dar deliğine girmeyi başardım. Götünü zorlarken ellerimle iri göğüslerini sertçe sıkıyordum. Sikimle götüne bastırdıkça Dilek çığlıklar atıyordu. İçinde ne kadar kaldım bilmiyorum ama çok şiddetli bir şekilde boşalmıştım. O da çok rahatlamıştı, ben de çok rahatlamıştım.Gece boyunca hiç rahat durmamıştık. Sabaha kadar evin her köşesinde, her pozisyonda sikişmeye devam etmiştik. İkimizin de kolumuzu kaldıracak hali kalmamıştı ama buna değmişti. Ertesi gün de şirketten izin almıştım ve karımsız geçen günlerin acısını çıkartarak çok keyifli günler geçirmiştim. Şimdi karım döndükten sonra Dilek’le görüşmeye aynı hızla devam ediyorum. Sanırım Sema’yı boşayacağım, bu böyle gitmeyecek.

Karımı evden gönderip Dilekle sikiştik

Karımı evden gönderip Dilekle sikiştik isimli seks Hikayemiz.
Merhaba, benim adım Kemal. İstanbul’da yaşıyorum ve 4 senelik evliyim. Belki evliliğimin başlarındayım ama bu evlilikten ve yaşadığım hayattan epey bunalmış vaziyetteyim. Herkeste olduğu gibi başlarda ben de çok mutluydum ama zaman ilerledikçe ve sorunlar başladıkça çıkan sorunlara katlanamaz hale geldim. Yani karımla aramızda soğuk rüzgarlar esiyordu. Bundan 6 ay önce karımın babasının biraz rahatsız olduğu haberini aldık. Ben, haftanın 6 günü çalıştığım için karımla birlikte İzmir’e gidebilecek durumda değildim. Ancak karımı ailesinin yanına gönderdim ve evde tek başıma kalmaya başladım. Bekarken bile hayatımda hiçbir zaman hiç kimseyi aldatmış değildim. Ama yalnızlık da canımı sıkmaya başlamıştı yavaş yavaş. Bir Pazar evde oturmuş pinekliyordum. Rehberimi kurcalamaya başladım.



 Hala telefonumdan silmediğim eski sevgililerim vardı. Onları tek tek yoklamaya başladım. Sonunda liseden sonra bir süre takıldığım Dilek ile samimiyeti arttırmaya başladık. Akşam için eve davet ettim Dilek’i. O ise sen evlenmemiş miydin, karın evde değil mi dedi. Ben de ona eğer karım evde olsa seni çağırır mıyım, çağırıyorum ki bir bildiğim var dedim. Neticede Dilek’i bizim eve gelmeye ikna ettim. Dışarıdan yemek söyledim ve içecek bir şeyler aldım.Akşam olduğunda Dilek eve geldi. Dilek’i hala unutamamıştım. Unutamamak konusunda da haksız sayılmazdım. Çünkü ne o göğüsleri unutabilecek gibiydi ne o kalın dudakları. Eve geldikten sonra sofrayı görünce gecenin uzun olması için baya uğramışsın, seni tanıyamadım bir an için dedi. Tartışacak halim yoktu. Dilek’i kendime doğru çekip dudaklarını öpmeye başladım. Kendini geri çekti ve acele etme, gece uzun dedi. Birlikte sofraya geçtik ve yemeklerimizi yedikten sonra bir şeyler içmeye başladık. Sarhoş oldukça açılıyordu. Sevgiliyken de böyleydi. Zaten onunla ilk kez birlikte olduğumda da çok içmiştik. İkinci kez dudaklarına hamle yaptım ve o kalın dudaklarını öpmeye başladım. Bir taraftan da üzerindeki elbiseyi çıkartıyordum.
Dilek, manken vücuduna sahip bir kadın değildi ama balık etli olması ona bambaşka bir seksilik katıyordu. Dilek’i tamamen soydum ve onun da beni soymasını bekledikten sonra koltukta kucağıma aldım. Dilek’i kucağıma aldıktan sonra koltukta amına çakmaya başladım. Amının içi alev gibi yanıyordu. Amına ilk postayı koltukta attım ve içine boşaldım. Ama bu benim hızımı kesmeye yetmemişti. Banyoda sevişmekten hoşlandığını bildiğim için Dilek’i banyoya götürdüm ve sıcak suyun altına girdik.Bir yandan üzerimizden sıcak sular akıyordu diğer yandan ise ben Dilek’i duvara yapıştırıp dudaklarını öpüyordum. Dudakları öperken de dolgun kalçalarını avuçlamayı ihmal etmiyordum. Dudaklarından yavaş bir şekilde göğüslerine geçmiştim. Dilimle göğüslerine dokunduktan sonra yere çömeldim ve Dilek’in amını dilimle yalamaya başladım. Çok kısa bir süre amına dokunmama rağmen onun boşalmasını sağlamıştım. Zevk suları fıskiyeden akan sulardan farksızdı. Gizli bir şeyler çevirmenin vermiş olduğu heyecanı her haliyle yansıtıyordu. Dilek’i hemen ters çevirdim ve ne istediğimi belli ettim. Sevgiliyken benimle anal sex yapmak istememişti ama bu kez elimden kurtulmasına imkan yoktu. Dilek’i ters şekilde duvara yapıştırdım ve sikimi onun göt deliğine sürtmeye başladım. Bir süre göt deliğine dokunduktan sonra içine girmeye başladım. Ben hiç anal sex yapmamıştım diyordu demek ki haklıymış diye düşündüm çünkü deliği daracıktı. Ama benim pes etmeye niyetim yoktu.
Deliğini zorlamaya başladım ve dar deliğine girmeyi başardım. Götünü zorlarken ellerimle iri göğüslerini sertçe sıkıyordum. Sikimle götüne bastırdıkça Dilek çığlıklar atıyordu. İçinde ne kadar kaldım bilmiyorum ama çok şiddetli bir şekilde boşalmıştım. O da çok rahatlamıştı, ben de çok rahatlamıştım.Gece boyunca hiç rahat durmamıştık. Sabaha kadar evin her köşesinde, her pozisyonda sikişmeye devam etmiştik. İkimizin de kolumuzu kaldıracak hali kalmamıştı ama buna değmişti. Ertesi gün de şirketten izin almıştım ve karımsız geçen günlerin acısını çıkartarak çok keyifli günler geçirmiştim. Şimdi karım döndükten sonra Dilek’le görüşmeye aynı hızla devam ediyorum. Sanırım Sema’yı boşayacağım, bu böyle gitmeyecek.

7 Ocak 2014 Salı

Tutucu Karımı Hapla Uyutarak Siktirdim!

Slm, ben Tolga. 28 yaşında ve evliyim. Karım 24 yaşında, 1.60 boyunda ve normal kiloda, kapalı ve tutucu bir kadın. Karım çok güzel bir kadın olmasına rağmen, hiç fantazisi olmayan, yatakta benimle bildiğiniz klasik sikiş pozisyonundan başka bir pozisyonda sikişmeyen birisi. Ben ise karımın tam tersine seks fantazisi bol olan bir erkeğim. Ne yazık ki, bırakın uygulamayı, karımla bu tür fantazilerimi paylaşamıyorum bile. Bir keresinde karıma, pornofilm getireyim de birlikte seyredelim teklifinde bulundum diye benle bir hafta konuşmadı, öylesine tutucu yani...




Karımdan gizli internette seks sitelerine çok takılıyordum. Seks filmleri, eşli seks hikayeleri ve grup pornoları, derken içimde bir kıpırdama oluştu ve karım bir başkası tarafından sikilirken izlemek isteğiyle yanıp tutuşmayabaşladım. Fakat karıma böyle bir şeyi teklif dahi etsem, kesin benden boşanırdı. Karımı siktirme fantazisi içimi kemirirken, internetten Kerem isminde birisiyle tanıştım ve Chat yapmaya başladık. Kendisinin dediğine göre İstanbuldandı ve 35 yaşında, iri yarı, kaslı vücudu olan, büyük yaraklı biriydi. Kereme derdimi anlattım, karımısiktirmek istediğimi, fakat karımın haberi olmadığını ve haberi olursa beni boşayacağını söyledim. Kerem de bana, “Karının haberi olmadan nasıl olacak bu iş dostum?” diye sorduğunda, “Hapla uyutarak yapsan?” dedim. Ben öyle deyince biraz korktu ve “Uyutarak yapmak tehlikeli olmaz mı?” dedi ve bu işten vaz geçecek gibiydi. Ben de, “Ne tehlikesi olacak ki canım, merak etme hiç birşey olmaz!” diye onu rahatlatmaya çalıştım...

Bana karımın resimlerinin olup olmadığını sordu, MSNden karımın birkaç tane resmini yolladım. Resimleri görünce hemen, “Karının başı hep öyle örtülü mü?” dedi. “Evet, evin içinde bile çıkarmaz başörtüsünü.” dedim. Ama bana cevap yazmadı. Birkaç dakika daha cevap gelmeyince dayanamadım ve ben yazdım, “Ne oldu? Karımı beğenmedin galiba?” diye. Kerem, “Yok yok, çok beğendim! Hatta şu anda karının resimlerine bakıp 31 çekiyorum!” diye yazdı. “Webcamı açsana, görebilirmiyim?” dedim. Açtı Webcamını, yarrağını okşuyordu ve gerçekten yarrağı hem kalın hem iriceydi, taş gibi de sert duruyordu. Karımın resimlerine bakarak boşaldığını bana izlettirdikten sonra Webcamı kapadı. Ben hemen yazdım, “Eee, karımı sikecekmisin?” diye. “Sikeceğim, ama bir şartım var, hem amdan hem götten sikerim! Sonra kıskanmak yok, sen de izleyeceksin!” dedi. Ben de mecburen kabul ettim ve anlaştık. Yeri ve zamanı ben ayarlayacaktım ve ona bildirecektim, o da o tarihte İzmire gelecekti.

Karımla evlilik yıldönümümüz yaklaşıyordu, kutlamak için Kuşadasında turistik otelin birinden rezervasyon yaptırdım ve Kereme bunu anlatıp, onun da o gün o otele gelmesini istedim. Kabul etti ve hapları da o getirecekti. Yaptığımız plana göre, akşam karımla birlikte otele gidip önce başbaşa bir akşam yemeği yiyecektik ve yemekte (karım içmediği halde Şampanya söyleyecektim ve en azından bir bardak içmesi için ısrar edecektim). Evlilik yıldönümünün olduğu gün gelmişti ve içim içime sığmıyordu, bu gece karımı siktirecektim. Karıma akşam yemeğini otelde yiyeceğimizi ve bir gece orda kalacağımızı söylediğimde, “Aslan kocacığım, evlilik yıldönümümüzü unutmamışsın!” diye boynuma sarıldı. Karım sikileceğinden haberi yok, sevinçten havalara uçuyordu...

Akşama doğru karımla otele gittiğimizde Kerem de gelmiş ve otelin barında birşeyler içiyordu. Heyecandan kalbim duracak gibiydi. Biz restoran kısmına geçtik oturduk ve akşam yemeğini yedik. Yemekte planladığım gibi Şampanya söyledim ve ısrarla karıma bir bardak anca Şampanya içirebildim. O bir bardakla bile, “Başım dönmeye başladı!” demeye başladı. “Ohalde ben bir WC’ye gidip geleyim, sonra odamıza çıkalım karıcığım.” dedim, karım da, “Tamam!” dedi. Karım restoranda otururken ben lobideki WC’ye gitmek için kalktım. WC’ye giderken Kereme göz kırparak, kafamla (WC’ye gelmesi için) işaret verdim. Benden hemen sonra Kerem de WC’ye geldiğinde heyecanım daha da artmıştı. Kerem, “Planda bir değişiklik var mı?” diye sordu. Ben de, “Yok yok, aynen devam! Sen hapları getirdin mi?” dedim. Hapları getirmişti, bana vermek istedi, ben de, “Bana verme, biz şimdi karımla odamıza çıkacağız, sonra ben odadan kahve siparişi vermek için resepsiyonu arıyormuş gibi senin cebini ararım, sen de garson gibi bana bir bira ve karıma da içine attığın haplar olan kahveyi getirir, kapıdan verirsin!” dedim, anlaştık.

Yalnız hapların çok etkili olduğunu, karımın uzun süre uyanmayacağını ve tedirgin olmamamı söyleyerek beni de rahatlatmıştı. “Hazır WC’ye gelmişken işeyim!” diyerek yanımda yarrağını çıkardı ve işemeye başladı. Keremin yarağını ilk defa canlı görüyordum, gerçekten kocaman birşeydi ve çok ta kalındı, hayretler içinde kalmıştım. Yarrağına ilgiyle baktığımı gören Kerem, işemesi bittikten sonra, yarrağını bana göstere göstere salladı ve “Birazdan karını bununla sikeceğim dostum, amını götünü bununla dağıtacağım!” diyerek geri pantolonuna soktu ve fermuarını çekti. Ben biraz korkmaya başlamıştım, “Götünden yaparsan uyanabilir...” dedim. “Korkma, top atsan uyanmayacak, haplar çok etkili. Hadi siz şimdi odanıza çıkın da, bana bir an önce telefon aç, karının kahvesini getireyim!” dedi. “Peki!” deyip restorana, karımın yanına gittim. Karımla kalktık odamıza çıktık...

Karım, “Sarhoş oldum galiba, başım dönüyor!” deyip kendini yatağın üzerine attı. “Dur sana bir kahve söyleyim, kahve iyi gelir!” diyerek resepsiyonu arıyormuşum gibi Kereme telefon açtım, oda numaramızı söyleyerek bir şekersiz kahve ve birde soğuk bira göndermelerini rica ettim. 9-10 dakika sonra Kerem elinde bir bira ve içine hapları erittiği kahve ile, “Oda servisi!” diyerek kapıyı tıklattı. Karım gelenin garson olmadığını anlamasın diye kapıyı hafif aralayarak içecekleri aldım ve Kereme teşekkür ettim, göz kırparak kapıyı kapadım. Karım kahvesini içerken ben de biramı yudumluyordum. Karıma kahvesini bitirdikten sonra evlilik yıldönümü için aldığım hediyesini verdim: Sexy bir iççamaşırı takımı. Karım çok sevindi ve “Bir duş alıp öyle giyeyim!” diyerek banyoya girdi. Hapların etkisinin ne olacağını ve etkisini nezaman göstereceğini bilmediğim için, karımın banyoda bayılıp düşmesinden endişeleniyordum. Ama boşuna endişelenmişim, karım banyodan çıktı, aldığım iççamaşırları giymişti ve çok sexy görünüyordu...

Karım iççamaşırlarıyla yatağa uzandı, ben de soyunup sadece şortumla yanına uzandım ve “Evlilik yıldönümümüz kutlu olsun!” diyerek öpüşmeye başladık. Karım ikide bir esniyordu. Çok geçmeden kollarımda uykuya daldı. Karıma sesleniyordum ve kolunu dürtüyordum, hiç bir tepki yoktu. Ben işimi sağlama aldım ve 10 dakika daha bekledikten sonra karıma yeniden seslendim, dürttüm, yüzüne hafif tokat attım, acaba uyanacak mı diye. Yine hiç tepki yoktu, mışıl mışıl uyuyordu. Hemen Kereme telefon açtım, karımın uyuduğunu ve gelmesini söyledim. Kerem de en az benim kadar heycanlanmıştı, “Hemen geliyorum!” diyerek telefonu kapadı. Az sonra kapıyı tıkırdattı, açtım. Sikini pantolonunun üzerinden ovalayarak odaya girdi. Benim heyecandan elim ayağım titriyordu. Kerem yatağa yaklaşıp karımın vücudunu tepeden tırnağa süzdükten sonra, “Karının muhteşem vücudu varmış gerçekten dostum, bu gece artık benim olacak! Bak nasıl sikeceğim onu bu gece!” diyerek soyunmaya başladı. Ben heyecandan sadece, “Evet...” diyebildim...

Keremin üzerinde sadece Boxeri kalmıştı ve yarrağının kalmış hali belli oluyordu. Kerem karımın yanına uzandığında ben de yatağın kenarın oturdum izlemeye başladım. Kerem uyuyan karımın dudaklarından öpmeye başladı, boynunu boğazını öpüp yalarken, bir eli de karımın göğüslerini okşuyordu. Sonra benden karımın südyenini çıkarmasına yardım etmemi istedi, birlikte çıkardık. Karımın göğüslerini tek tek emmeye başladı. Emerken sanki göğsünün birini tümden ağzına çekmek istiyor gibiydi. Sırayla her iki göğsünü de uzun bir süre emip yaladıktan sonra aşağılara indi. Yine benim yardımımla karımın külodunu çıkardık. Kerem karımın (muhtemelen dün traş ettiği) pürüzsüz kaymak gibi amını görünce, “Offf be, karının amcığı harika görünüyor! Tazecik, bakire kız amcığı gibi!” diyerek hemen yalamaya başladı. Amının dudaklarını sündüre sündüre emiyor, bazen diliyle klitorisine masaj yapıyordu, bazen de diliyle siker gibi amına sokup çıkarıyordu dilini. Arada bir, “Mmmmhhhh, tadı çok güzelmiş! Nefis!” diyerek yeniden yalamaya devam ediyordu. O kadar zevkle ve iştahla yalıyordu ki karımın amını, o anda kendi kendime ben neden hiç yalamadım diye sormaya başladım...

Sonunda heycanla beklediğim an gelmiş, Kerem şortunu çıkarmıştı. Kendimi Keremin kocaman yarrağına bakmaktan alıkoyamıyordum. O ana kadar bende hiç kıpırtı yokken, Keremin muhteşem yarrağını kazık gibi kalkmış haliyle görünce, benim de sikim kalkmıştı. Keremin yarrağını karımın amının dudakları arasına sürtüşünü, ben de nefesimi tutmuş ve yutkunarak yakından izliyordum. Hissettiğim heyecan ve aldığım zevk inanılmazdı. Kerem karımın klitorisine tükürdü ve yarağının başıyla o tükürüğü amının dudakları arasına yaydı. Sonra am dudaklarını aralayıp yarrağının başını karımın amına dayadı ve yüklenmeye başladı. Hafif zorlanarak başını sokmuştu, karımın kasıklarından tutarak yeniden yüklenmeye başladığında, o kocaman yarrak taşaklarına kadar karımın amına gömülmüştü. “Ohhhh, harika! Karının amcığı daracıkmış dostum!” diyerek iyice kanırttıktan sonra da yavaş yavaş gidip gelmeye başladı...

Kerem karımın amını pompalaya pompalaya sikerken, ben de şortumun içinde kazık gibi olmuş sikimi sıvazlıyordum. Yaklaşık 10-15 dakika siktikten sonra Kerem birden yarrağını karımın amından çıkardı ve karımı çevirip yüzükoyun yatırdı, göbeğinin altına da yastık koydu, karımın götü havadaydı artık. Anlaşılan karımı götten sikecekti. Yarrağını bana çevirip tükürüklememi istedi. Avucuma tükürdüm ve yarrağının başına sürdüm. Sonra bana karımın götünün yanaklarını iki elimle yanlara ayırttırdı. Yarrağını karımın dışa çıkmış büzüğüne dayadı ve bir iki fırçadan sonra bastırarak yüklendi. Yarrağının başını soktuğunda, karım hafif kımıldadı. Korkmuştum, “Uyanırsa mahfolurum!” dedim. “Korkma, uyanmaz!” diyerek yarrağını yavaş yavaş karımın daracık göt deliğine sokmaya devam etti. Tamamını köklediğinde karımın uyanmadığını görünce rahatlatmıştım. Bir yandan da düşünüyordum, eğer karım uyanık olsaydı mümkün değil böyle bir yarağı alamazdı diye...

Kerem karımın götünü 15-20 dakika pompalayarak siktikten sonra artık karımın göt deliği iyice açılmıştı. Kerem o gece sabaha kadar karımı amdan götten en az 5 posta sikti. Hayatımda böyle bir haz almamıştım. Kerem sabah gitti, ama gitmeden önce karımı son bir kez daha götünden sikti ve bu son seferde içine boşalmıştı. Kerem gittikten sonra karımın götünden süzülen dölleri temizlemek bana düştü tabi. Temizleyebildiğim kadarıyla temizledim ve uyuyan karıma sarılarak uyudum. Öğleye doğru uyandığımda karım halen uyuyordu. Karım da uyandığında, “Uffff! Başım çatlıyor! Üstümden TIR geçmiş gibi hissediyorum kendimi!” diye sızlanmaya başladı. Rahatlamıştım, dün gece olanlardan haberi yok diye. Karım birden, “Bu ne be?” diyerek elini götüne attı, (iyice temizlediğim halde) götünden süzülen dölleri parmağıyla alıp baktıktan sonra, suratıma tokadı yapıştırdı ve “Adi herif! Evlilik yıldönümü kutlamak bahanesiyle beni otele getirip sarhoş ederek götümü sikersin haa!” diye bağırdı ve kızgın bir şekilde banyoya koştu...

O gün apar topar otelden ayrıldık ve hiç konuşmadan eve döndük. Karım beni bir haftadır yatağa almıyor, mecburen salondaki kanepede yatıyorum! Olsun, herşeye rağmen karımı siktirmek çok zevkliydi, birdaha olmasını çok isterdim!

Herkese bol sikişli günler!

Kocamın Yediği Altınları Sikişerek Ödedim!

Selam sex hikayeleri. Buradaki Seks Hikayelerini okudukça kendimden geçiyorum ve sürekli amım ıslanıyor. Ben de bir hikayemi sizlerle paylaşmak istiyorum. Adım Eylül, 29 yaşında, orta boylu, balık etli, alımlı, erkekler tarafından beğenilen, çok seksi ve evli bir kadınım. Kocam kamu sektöründe çalışıyor. 7 yıldır evliyiz. Ben gözü yüksekte olmayan, var olanla sürekli yetinmesini bilen bir kadınım. Kocamı ve çocuklarımı çok seviyorum, asla gözüm dışarda olmaz. Ama kocam sürekli başka kadınlar peşinde koşan, aldığı maaşı karı kıza harcayan birisi. Sürekli borç içinde yaşar ve bunu da asla kendine sorun etmez. Evlendiğimiz günden beri bu böyle. Güya çok severek, daha doğrusu kocam bana deliler gibi aşık olarak evlendik. Seks konusunda sınırsız bir kadınım, seksi çok seviyorum, ama asla kocamı aldatmadım. Çünkü seksi kocamla yapmayı çok seviyorum. Kocam da benimle sikişmeye bayılır. Bazen bana, “Sen porno yıldızlarına beş çekersin!” der, ama karı kızdan da asla vazgeçmez.



Zaten bakkala çakkala yeterince borcumuz vardı, birde bunun üstüne, abimin bana emanet olarak bıraktığı 16 tane Cumhuriyet altını vardı, kocam bunları fark edince, ağzımdan girip burnumdan çıktı, “Kredi borcunu ödeyecem ve her ay bir tane Cumhuriyet altını yapacam!” dedi ve hepsini elimden aldı. Ama 2 yıl oldu, tek bir tane bile yapmadı. Abimle bir ara sohbet ederken, abim, “Ben bir işyeri açmayı düşünüyorum...” dediğinde, sanki ensemden kaynar sular döküldü. Abim işyeri açarsa, mutlaka emanet verdiği altınları isteyecekti...

Ne halt yiyecem şimdi diye kocamla konuştum, ama kocamın umurunda bile olmadı. Günlerce kara kara düşündüm, çare bulamadım. Bir gün nette bir sosyal paylaşım sitesinde, fabrikatör olduğunu söyleyen 36 yaşında bir beyle tanıştım. Benden MSN istedi, “Webcamda görüşelim!” dedi. MSN’imi verdim. Çünkü adamın çok zengin olduğunu öğrendiğim anda, kocamın yediği altınları tekrar nasıl yerine koyacağım sorununa kafamda bir çözüm bulmuştum. Eğer bu fikrim gerçekleşirse, hem zevk alacaktım, hem borçları ödeyecektim. Bu düşünceyle Webcamı açtım. Ve Webcamı açmamla birlikte adamın aklını da başından aldım :))

Tanıştık. Adamın adı Emir imiş, İzmir’e 55 km uzaklıkta ilçede oturuyormuş. Biraz Webcamda Chat yaptıktan sonra beni çok beğendiğini söyledi ve benden Telefon numaramı istedi. Tabi önce kendimi naza çektim, sonra Telefon numaramı verdim. Hemen aradı, konuştuk. Birkaç gün sürekli aradı ve konuştuk. En sonunda benimle birlikte olmak istediğini söyledi. Ben de, “Olurdum ama şu sıralar moralim çok bozuk!” dedim. “Neden bozuk söyle, derdin nedir? Bu dünyada halledilmeyecek birşey yok!” dedi. Ben de durumu açık açık söyledim. “Kafana taktığın şeye bak! Para hiç sorun değil, sana 16 değil 26 Cumhuriyet altını feda olsun, yeter ki benim ol!” dedi. “Tamam!” dedim, kabul ettim...

Kocam görevi nedeniyle 3 günde bir eve gelirdi. Emir’le akşam saat 21:00 de anlaştık, çocukları uyuttuktan sonra onu eve alacaktım. Bu arada, biri 7 yaşında ve diğeri 21 aylık, 2 oğlum var. Onları uyuttum. Emir dışarda iki dakikada bir arıyor, “Heyecandan ölmek üzereyim, çocuklar uyumadı mı?” diye soruyordu. Ne yalan söyleyim, benim de kalbim yerinden fırlayacak gibi olmuştu, amımın suyu akmış külotumu ıslatmıştı. Ve nihayet beklenen an geldi, Emir elinde hediye paketiyle içeri girdi, içeri girmesiyle de hoyratça dudaklarıma yapışması bir oldu. İkimiz de ayakta kendimizi kaybettik, deliler gibi öpüşüyorduk. Ben dayanamadım elimi Emir’in sikine attım, pantolon üzerinden hem okşuyor, hemde deliler gibi öpüşüyorduk...

Emir de dayanamadı, direk üstümü, yani tişortümü çıkardı, sütyenimin kopçasını açıp, deliler gibi memelerimi emmeye başladı. Ben de kemerini çözüp pantolonunu dizine kadar indirdim. Siki baksırın içinde çadır kurmuş ve bir an önce çıkarılmayı bekliyordu. Hiç bekletmeden baksırını da çıkardım, önünde diz çöktüm ve deliler gibi yalamaya başladım. Taşaklarının tümünü ağzıma alıp hafif dişliyordum. Emir kendinden geçmiş bir şekilde, “Orospuuuu, tam bir fahişe gibi sevişiyorsun!” diyerek hırıltıyla ağzıma boşaldı. Yutabildiklerimi yuttum, geri kalanı çenemden, memelerimin ortasından, göbeğime kadar süzüldü. Emir hemen çekyatın üstüne yığıldı...

Benim amım vıcık vıcık olmuştu, amımın suyunu parmaklarımla alıp Emir’in inmiş sikine sürüp sıvazlıyordum. Çok geçmeden siki yine taş gibi oldu ve ben daha fazla dayanamayıp direk üstüne çıkıp, sikini amıma yerleştirdim ve deliler gibi zıplamaya başladım. Emir de kendinden geçmiş bir halde, “Oohhhhhhh orospum, horozun seni sikmeye, parçalamaya geldi!” diyerek alttan pompalıyordu. Sonra beni üstünden indirdi, yere uzandırıp misyoner pozisyonda bacaklarımı açıp, direk amıma soktu. Amım çok dardır, iki doğumumu da sezeryanla yaptım. Zaten çatı darlığı da olduğu için amım kız amı kadar dardır. Misyoner pozisyonda çok fazla git gel yapmadan Emir içimde patladı. Sikini çıkardığında kan olmuştu. Emir şok olmuştu. Peçeteyle silerken, “Evli olduğunu bilmesem, bakiresin derdim!” dedi.

Anlayacağınız Emir’in siki kocamınki kadar büyük olmamasına rağmen, neden bilmiyorum ama fena yırtmıştı beni. Ama ben zevkten kendimi kaybettiğim için hiç acı hissetmedim. Çırıl çıplak birbirimize sarılarak biraz uzandık. Ama emir zevkten ağzı kulaklarında, hayran hayran bana bakıyordu. Ben de elimi sikine attım, okşayıp tekrardan sertleştirmeye çalışıyordum. Çünkü daha beni domaltarak sikecekti. Telefonda söylemiştim, benim en çok sevdiğim, dizlerimin bağı çözülen tek pozisyon domaltılarak sikilmek diye.

Nihayet Emir’in siki tekrar taş gibi oldu. “Yat aşağı orospuuuu!” diyerek, beni yatırdığı gibi bacaklarımı ayırdı ve amıma yumuldu, yalamaya başladı. Amımın tümünü ağzına alıp, deliler gibi emiyordu ve beni delirtiyordu. O bana orospu dediği için, ben de, “Ohhhhh! Ne güzel yalıyor pezevengim!” diyor, hemde inliyordum. Emir, “Pezevengin şimdi yine amını yırtacak orospu, hemde domaltarak!” diyerek beni 4 ayak pozisyona getirdi. Sikini hiç ıslatmadan, zaten yalanmaktan ve suyumun akmasından amım vıcık vık olmuştu, direk taş gibi sertleşmiş sikini arkadan amıma geçirdiği gibi kökledi...

Ben uçmuştum artık, kendimi kaybetmiştim, “Sik beni orospu çocuğu, erkek gibi sik, piç kurusu, pezevenk seni!” diyerek onun beni dahada sert sikmesi için gaza getiriyordum. O da, “Sikiyorum işte orospu! Sen sikişe doymuyorsun, aslında sana 4-5 beş yarak aynı anda koyulması gerekiyor, ancak ozaman doyarsın, fahişeee!” diyerek, gittikçe dahada sert sikerek, beni deli ediyordu. Orgazm üstüne orgazm yaşadım, kaç defa boşaldım bilmiyorum. Sonunda Emir de daha fazla dayanamayıp içimde patladı...

O gece, Emir beni sabaha kadar defalarca sikti. Sabah çocuklar uyanmadan da gitti. O gittikten sonra ben duşumu aldım, biraz uyuyacaktım ki, aklıma bana getirdiği hediye paketi geldi. Hemen açtım baktım. Harbiden de, 16 değil, tam 26 tane Cumhuriyet altını vardı. Tabii hemen altınları sakladım, kocamın eline geçerse yine satıp yer diye. Emir’le halen ilişkimiz devam ediyor, kocamınsa hiçbir şeyden haberi yok. Emir bana söz verdi, “Parayı asla kafana takma, maddi olarak her türlü destekte bulunacağım sana!” dedi. Ve bu sözünü de tuttu, çocuklarım adına açtığı hesaba her ay yüklü bir miktar para yatırıyor. Kocamı çok seviyorum, ama kocam çok hovarda, asla benim ve çocuklarımın geleceğini düşünmez. Napayım, ben de böyle bir yol buldum. Üstelik Emir çok güzel beceriyor beni, hem de tüm ihtiyaçlarımı karşılıyor, bana değer veriyor.

Emir’in bir fantazisi var, sürekli, “Seni o boynuzlu kocanın yanında sikmek için neler vermezdim!” deyip duruyor. Şu anda bilmiyorum ama, belki ilerleyen zamanlarda bu fantazisi gerçekleşir. Çünkü kocam da grup sekse biraz meyilli, birkeresinde benimle sevişirken, “Şimdi başka bir erkek daha olsa da, aynı anda seni becersek, ne güzel olurdu!” demiş ve inanılmaz bir biçimde boşalmıştı. Sonra da o konuyu birdaha açmamıştı. Bundan yola çıkarak, belki ilerleyen zamanlarda onu da aramıza alırız diye düşünüyorum.

5 Ocak 2014 Pazar

Kocamı ilk kez aldattım

Kocam tır şoförü olduğu için sürekli olarak uzun yollara gidiyor… Ben her ne kadar kocamla severek evlenmiş olsam da, bir süre sonra bu uzun ayrılıklar benim için çok ciddi bir sorun olmaya başladı. Neticede bir kadınım ve kendime ait bazı ihtiyaçlarım, isteklerim oluyor doğal olarak. Bende bu istekleri ve ihtiyaçları karşılamak adına bir süre sonra mecburda kalsam kendime bir çözüm buldum.

Bir arkadaşlık sitesine üye oldum ve bir kaç yeni erkek ile tanıştım. İlk başlarda sadece kamera açma ya da sohbet etme gibi bir niyetim vardı. Fakat bir süre sonra durum iyice değişti ve çok yakışıklı bir bey ile tanıştım. Kendisi çok güzel bir sohbete sahip olan bu bey, muhabbetimiz ilerledikçe benimle daha yakından tanışmak istediğini söyledi. Bir süre tedirgin olsam da en sonunda kabul ettim ve bir otelin lobisinde buluştuk. Neticede kimse anlamaz diye düşündüm, sadece gizli bir aşk… Otel lobisinde bir süre sohbet ettik ve ikimizde birbirimizden çok hoşlanmıştık. Kendisi bana gayet kibar bir şekilde istersen bu gece burada kalabiliriz dedi ve ben artık geri dönüşü yok diye düşünerek kabul ettim. Hemen bir oda ayarladı ve odaya çıktık. Normalde hiç yapmayacağım bir şeyi yaptım o an ve tüm benliğimi kenara bırakıp, odaya girdiğimiz gibi elimi sikine götürüp dudaklarına yapıştım. Oda bu duruma çok şaşırdı ama bir o kadarda hoşuna gitti. Hiç durmadan hemen pantolununu indirdim ve bir porno yıldızı gibi sakso çekmeye başladım. İlk defa bu denli seks düşkünü bir şekilde hareket ediyordum. Ben ona sakso çekince uzun ve kalın yarağı iyice dikildi, ben iyice azdım.

Ardından oda beni yatırdı ve amımı yalamaya başladı derken bir anda içimde hissettim yarağını, dakikalarca sert bir şekilde git gel yaptı içimde ve bir süre sonra ikimizde inleyerek zevke geldik, boşaldık. O an inanılmaz zevkliydi ve zorla ayrılmıştık o gün. Şimdi de kocam ne zaman uzun yola gitse mutlaka o otelde buluşuruz.